Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1869 E. 2021/2406 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1869
KARAR NO : 2021/2406
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Alacak
MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2014/656 Esas, 2018/272 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı … vekili ile davalı … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı … vekili ile davalı …’nın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kamulaştırılan ve kamulaştırma bedeli ödenen taşınmaz üzerindeki ağaçların davacıya ait olduğunun tespiti ile bu ağaçlardan dolayı fazlaya dair haklar saklı tutularak 15.000,00 TL’nin davalılardan istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ağaçların davacı tarafından dikildiğinin tespiti ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL’nin davalı …’dan; 15.000,00 TL’nin ise davalı …’ten tahsiline karar verilmiş, davalıların istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davalılar vekili bu defa ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Davacı tarafça kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki ağaçların kendisi tarafından dikildiğinin tespiti ile ağaçlardan dolayı fazlaya dair haklar saklı tutularak 15.000,00 TL’nin davalılardan tahsili talep edilmiş, bilirkişilerce kamulaştırılan arazinin ağaçlı ve çıplak değeri arasındaki farkın 74.700,77 TL olduğu, bu miktarın tapudaki paylarına göre …’in 1/3 payına düşen miktarın 24.900,26 TL, …’nın 1/6 payına isabet eden miktarın ise 12.450,13 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece, ağaçların davacı tarafından dikildiğinin tespiti ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL’nin davalı …’dan; 15.000,00 TL’nin ise davalı …’ten tahsiline karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunmayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de “Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sıınrı 2019 yılı itibarıyla 58.800,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar … ve … vekilleri tarafından temyize konu edilen bilirkişilerce tespit edilen 37.350,39 TL (12.450,13 TL +24.900,26 TL), 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK’nin 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davalı vekillerinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı … ve davalı … vekillerinin temyiz dilekçelerinin yukarıda açıklanan nedenlerle miktar yönünden REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 17.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi