YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2044
KARAR NO : 2021/2863
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, … Mahallesi 833 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, bu arsa üzerinde müvekkilinin iki katlı binası bulunduğunu, oturum işlemleri için belediyeye müraacat ettiğinde yan parselde bulunan davalı …’a ait binanın müvekkiline ait arsaya tecavüz ettiğini öğrendiğini, bu nedenlerle davalının haksız müdahalesinin önlenmesine, davalıya ait binanın müvekkile ait arsaya tecavüz teşkil eden kısmının yıkılarak kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalının binasında kat mülkiyetine geçildiğinden ve kal talebinde bulunduğundan bahisle diğer davalıları davaya dahil etmiş, 03.06.2013 tarihli duruşmada ise kal talebinden vazgeçmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava açıldıktan sonra taşınmazda kat mülkiyetine geçildiğini, 4 adet bağımsız bölüm oluşturulduğunu, davacı taşkın inşaatı belediyeye yaptığı müracaat sonrasında öğrendiğini beyan ettiğini, davacının taşkın inşaatı önceki malikler zamanından beri bildiğini, davacının taşkın kısma 15 günlük yasal sürede itiraz etmediği gibi çok uzun yıllardır bilmesine rağmen taşınmazın kullanılmasına göz yumması bu duruma muvafakat gösterdiğinin kanıtı olduğunu, temliken tescil taleplerinin bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Sivas Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada, Mahkemece 06.01.2012 tarihli ve 2012/5 E.,2012/43 sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmesi sonucunda yargılamaya Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam olunmuştur.
Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2013 tarihli ve 2012/509 Esas, 2013/353 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı vekilinin kal isteminden vazgeçmesi nedeni ile kal davasına ilişkin davasının reddine, davacının tazminat yönündeki talebine ilişkin olarak dava konusu … Mahallesi 833 ada 4 nolu parsele davalının binasının tecavüzlü olması ancak tecavüz tarihi ile dava tarihi arasında uzun sürenin geçmiş olması davalının iyi niyetli bulunması nedeni ile davacıya ait 833 ada 15 nolu parsel üzerinde fen bilirkişisi Bilal Kandemir’in 30.04.2013 tarihli krokili raporunda tecavüzlü alan olarak göstermiş olduğu 6.33 m2 alan üzerinde, yine inşaat bilirkişisi İrfan Denizli’nin 09.05.2013 tarihli raporunda belirtmiş olduğu 1.266 TL. bedelin davalılar tarafından yatırılması halinde davalılar lehine irtifak hakkı tesis edilmesine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi sonucu Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 30.05 .2016 tarihli ve 2014/17743 Esas-2016/6572 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle ”…bilindiği ve 6100 sayılı HMK’nin 26. maddesinde düzenlendiği üzere hakim tarafların talep sonucu ile bağlı olup, istekten başka bir şeye hükmedemez. Somut olayda, ne davacının ne de davalının taşkın bölüm üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi ile ilgili isteği bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, yıkım isteğinden feragat edildiği gözetilerek tecavüzlü bölüm bakımından el atmanın önlenmesi isteği yönünden bir karar verilmesi gerekirken istek olmadığı halde irtifak hakkı tesisine karar verilmesi doğru değildir…” denilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı vekilinin kal isteminden vazgeçmesi nedeniyle davacının kal talebine ilişkin davasının reddine, davacının el atmanın önlenmesi davasının reddi ile, taşkın yapının bedelinin davacıya ödenerek mülkiyetinin davalıya geçirilerek, davacıya ait 833 ada 4 nolu parsel üzerinde fen bilirkişisi … …’un 26/09/2017 tarihli raporunda belirtmiş olduğu 13,09 m²lik kısmın bedeli olan 6.545,00 TL.nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesi durumunda tecavüzlü alanın 833 ada 4 parselden ifrazı ile mülkiyetinin 833 ada 15 parselde malik davalılar adına geçirilmesine dair karar süresinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava müdahalenin men’i istemine ilişkindir. Davalı yan ise temliken tescil talebinde bulunmuştur.
1. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin depo kararı verilmeden hükmedilen tapu iptal ve tescil kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda Mahkemece dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı hakkında araştırma yapılmadan; taşkın yapının bedelinin davacıya ödenerek mülkiyetinin davalıya geçirilerek, davacıya ait 833 ada 4 nolu parsel üzerinde fen bilirkişisi … …’un 26/09/2017 tarihli raporunda belirtmiş olduğu 13,09 m²lik kısmın bedeli olan 6.545,00 TL.nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesi durumunda tecavüzlü alanın 833 ada 4 parselden ifrazı ile mülkiyetinin 833 ada 15 parselde malik davalılar adına geçirilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken ilgili kurumdan dava konusu parselin ifrazının mümkün olup olmadığı sorulmalı, olumlu cevap gelmesi halinde fen bilirkişisi … …’un 26/09/2017 tarihli raporunda belirtmiş olduğu 13,09 m²lik kısmın bedeli davalı tarafından mahkeme veznesine depo ettirilmeden dava konusu taşınmaz hakkında 13,09 m2’lik kısım için tapu iptal ve tescil kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda 2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.