YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2211
KARAR NO : 2021/2329
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulune kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacı ile davalıların …’nın mirascıları olduğunu, …’nın vefatı ile 1341 ve 639 ve 329 ada 5 parsel sayılı taşınmazların üzerinde bulunan ve intikal eden dükkan ve daire vasfındaki taşınmazların davalılar tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını , dava konusu taşınmazlardan elde edilen gelir sebebiyle davacının hisseleri oranındaki 5.000 TL ecrimisilin kök murislerinin ölüm tarihi olan 2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili 1341 nolu parsel üzerinde bulunan tasınmazların taksim edildiğini, 639 nolu parsel üzerinde bulunan üç adet dairenin ise davacılar tarafından kullanıldığını,329 ada 5 nolu parselin ise kök muris tarafından kiraya verildiğini bu tanmazdan herhangi bir gelir elde etmediklerini açıklayarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 1341 ve 639 nolu parsellerdeki taşınmazların kim tarafından kiraya verildiği, kira parasının kim tarafından alındığının ispatlanamadığı, 1341 nolu parsel bakımından 2011 ve 2012 vergi beyanlarından davalı … tarafından kiralandığı, dava tarihi itibariyle bu parsel yönünden davacıların hissesine düşen miktar olan 2187 TL olduğu, bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … ve 1341 ile 639 nolu parseller yönünden davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1. 639 nolu parsel yönünden yapılan temyiz incelemesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 1341 ve 329 ada 5 nolu parseller yönünden davacı ve davalı …’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK’nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir
Somut olayda davacılar ve davalılar paydaş olup 1341 nolu parsel ve üzerindeki daireler yönünden taksim iddiası vardır. Davacı ve davalı taraf tanık deliline dayanmış ancak taraflara tanıklarını bildirmeleri için imkan ve süre verilmemiştir. Tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı araştırılmadığı gibi, dava konusu dairelerin teker teker kim ve/veya kimlerin kullanımında olduğu, tasarruf şekilleri, kiraya verilip verilmedikleri, verilmeleri halinde kim ve/veya kimler tarafından kiraya verildiği, kira dönemi ve kira bedellerinin kim ve/veya kimler tarafından tahsil edildiği veya kullanımına elverişli bir kısım veya bölümün bulunup bulunmadığı var ise bu yerlerin kullanımına davalılar tarafından engel olunup olunulmadığı tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmemiştir. Öncelikle mahkemece 1341 nolu parsel yönünden tanık beyanları alınmak suretiyle tüm paydaşları kapsayan bir taksim sözleşmesinin olup olmadığı üzerindeki taşınmazların kimler tarafından kiralandığının tespiti üzerinde durulmalıdır. Ayrıca davalı 329 ada 5 nolu parsel yönünden sunmuş olduğu kira sözleşmesi üzerinde de durulmamış tarafların sunduğu deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi