YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2276
KARAR NO : 2020/5395
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Karabük İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Karabük İcra Hukuk Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli ve 2017/47 Esas, 2017/244 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, üzerinde davacıya ait etiketler bulunduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı alacaklı vekili, davacının mülkiyete dair herhangi bir belge sunmadığını, noterden yapılan kira sözleşmesinin söz konusu makinaların davacıya ait olduğunun ispatı için yeterli olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının istihkak iddiasını destekleyen davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında yapılmış kira sözleşmesi ile davaya konu lunapark makinalarının üzerlerinde davacı firmanın etiketlerinin bulunması nedeniyle, makinaların davacı firmaya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2017/3991 Esas, 2017/2552 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı davalı alacaklı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Davalı alacaklı vekilinin mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında sair temyiz itirazlarının reddine,
2. İstihkak davalarında davanın esasına yönelik karar verildiği hallerde karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, alacak tutarı 224.641,78 TL iken mahcuzların değeri 715.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece, harç ve vekalet ücreti alacak tutarı üzerinden hesaplanması gerekirken, mahcuzun değeri üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin sair temyiz taleplerinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine; (2) nolu bentte yazılı sebeplerle temyiz talebinin kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, hüküm fıkrasının 3. bendindeki “Başlangıçta alınan harcın mahsubu ile bakiye 36.829,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Başlangıçta alınan 11.965,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.379,52 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, (5) nolu bendinde yeralan ” …42.550,00 TL vekalet ücretinin…” ibaresinin çıkartılarak, yerine “…17.428,46 TL vekalet ücretinin…” ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.