Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/24 E. 2021/2180 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/24
KARAR NO : 2021/2180
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; Kayseri ili, Talas ilçesi, 380 parsel sayılı, 9.920 m2 taşınmazın maliki, kök muris …’un 01.02.1936 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak davacıların murisi … ve dava dışı …’u bıraktığını, davalı Kurumun, dava konusu yerin tamamının kamulaştırılmasına yönelik karar aldığını, ancak kamulaştırma işlemlerini dava dışı …’in mirasçıları yönünden tamamladığı ve 1/2’sini kendi adına tescil ettirdiğini, davacıların murisi adına olan 1/2’lik kısım için herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmazın tamamına el attığını belirterek, 4.960 m2 yüzölçümlü 1/2’lik kısım için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işgal tarihinden itibaren şimdilik 5.000 TL tutarında ecrimisil bedelinin davalı … Üniversitesinden alınarak davacılara verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacılar tarafından aynı taşınmaz için Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/205 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığını, açılan bu dava ile aralarında bağlantı bulunduğunu, taşınmazın idarece işgal edilmeyip kamulaştırıldığını, davacıların bu kamulaştırmadan çok önceden haberdar bulunduğunu, davanın öncelikle ecrimisil(işgal tazminatlarında) zamanaşımının 5 yıl olması sebebiyle zamanaşımından reddi gerektiğini, taşınmaza fiili ve hukuki el atmadıklarını ve maliklerin kullanım hakkını engellemedikleri için hiçbir şekilde ecrimisil ve faiz ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı Kurumca dava konusu yerin 19.03.1987 tarihinde alınan kamulaştırma kararı ile kamulaştırıldığı, davalı tarafından yasal ve süresi içerisinde yapılan zamanaşımı itirazı dikkate alınarak kamulaştırılan bir yer için kamulaştırma tarihinden sonrası için ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Gerek öğretide, gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; dava konusu 380 parselin kök muris … adına kayıtlı iken …’in 1936 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları … ve …’yı bıraktığı, …’in de 1946 yılında vefat ettiği, söz konusu taşınmazın tamamı için davalı … tarafından 19.03.1987 tarihinde kamulaştırma kararı alındığı, kamulaştırma işlemlerinin dava dışı …’in mirasçıları yönünden sürdürüldüğü, davacıların murisi … bakımından ise, taşınmazın tamamı üzerinde kamulaştırma kararı alınmasına rağmen herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı, sonuç olarak 1997 yılında taşınmazın 1/2’sinin davalı Kurum adına hükmen tescil edildiği, kalan 1/2 hissenin ise davacıların murisi … adına tescil edilmesi gerekirken, 1/4’ü … adına, 1/4’ü ise sehven …’in mirasçıları adına tescil edildiği, davacıların murisi …’nın 2001 yılında vefat ettiği, davacılar tarafından, dava dışı …’in mirasçılarına karşı yolsuz tescil nedeniyle 18.06.2014 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 19.04.2016 tarihinde davanın kabulü ile, sehven dava dışı … mirasçıları adına tescil edilen 1/4 hissenin tapudan iptal edilerek davacı … mirasçıları adına tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 29/10/2016 tarihinde kesinleştiği, nihai olarak güncel tapuda dava konusu taşınmazın 1/2’sinin Erciyes Üniversitesi, 1/2’sinin de davacıların murisi ve davacılar adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı Kurumun, dava konusu taşınmazın tamamı için 1987 yılında kamulaştırma kararı aldığı, ancak kamulaştırma işlemlerinin taşınmazın 1/2’lik dava dışı …’e ait olan kısmı için tamamlandığı ve davalı adına tescil edildiği, davacıların kayda dayalı hakları olduğu, fen bilirkişisi raporuna göre; taşınmazın kampüs alanında, Üniversite tel örgüsü içerisinde kaldığı sabit olduğuna göre; haksız işgal nedeniyle Mahkemece, zamanaşımı def’i de dikkate alınarak ecrimisile ilişkin değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.