YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2588
KARAR NO : 2021/2878
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat, Yıkım, Eski Hale Getirme, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı karşı davalı vekili ve davalılar karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait taşınmaz içerisinde bulunan nar bahçesinin kadastro çalışmaları sırasında komşu parsel olan 122 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, davalıların kendisine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığını, bu nedenle dava konusu yeri kullanamadığını belirterek, müvekkiline ait olan 96 adet nar ağacı ve 19 adet nar fidanı bedeli olan 11.635 TL’nin ve tespit davası dosya masrafının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacının kötü niyetli olup tazminat isteyemeyeceğini belirterek asıl davanın reddini savunmuş, nar ağacı ve fidanlarının kal’ini ve taşınmazın eski hale getirilmesini, 2007-2011 yıllarına ait ecrimisil bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Makemece yapılan yargılama sonunda, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı-karşı davalı vekili ve davalılar-karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Esas dava; tazminat talebine, karşı dava ise; ecrimisil ve kal talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince;
Mahkemece karşı davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra her bir davalı-karşı davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmuş ise de, sonuç kısmına … yazıldığından infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 1. bentte yer alan “davalı-karşı davacıdan” ifadesi yerine “davalılar- karşı davacılardan müştereken ve müteselsilen” ifadesinin yazılmasına, 2. bentte yer alan “Davalı-karşı davacının” ifadesi yerine “Davalılar-karşı davacıların” ifadesinin yazılmasına, yine 2. bentte Davacı … ile başlayan paragrafın sonuç kısmındaki “…’a ödenmesine” ifadesinin yerine “…’a ödenmesine”, Davacı … ile başlayan paragrafın sonuç kısmındaki “…’a ödenmesine” ifadesinin yerine “…’a ödenmesine”, Davacı … ile başlayan paragrafın sonuç kısmındaki “…’a ödenmesine” ifadesinin yerine “…’e ödenmesine”, Davacı … ile başlayan paragrafın sonuç kısmındaki “…’a ödenmesine” ifadesinin yerine “…’a ödenmesine” ifadesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 49,55 TL’nin temyiz eden davacı karşı davalıdan alınmasına, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.