Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2626 E. 2021/2916 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2626
KARAR NO : 2021/2916
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
MAHKEMESİ : İliç Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İliç Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2015/147 Esas, 2017/108 Karar sayılı kararıyla dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı,… 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazın babasından intikal ettiğini, taşınmaz üzerinde yer alan iki katlı evde kendisi ile davalının eşi Şükriye’nin ½ hisse ile paydaş olduğunu, evin bulunduğu mahallenin baraj suyu altında kaldığını, evleri su altında kalan hak sahiplerine yüklenici firma tarafından yeni evler yapıldığını, bu kapsamda tek kat evi olup bu evi su altında kalan hak sahibi için tek kat, iki kat evi olan hak sahibi için ise iki kat ev inşaa edildiğini, yeni hak sahipleri belirlenirken su altında kalan taşınmazlardaki mülkiyet durumunun esas alınmasına rağmen … mahallesi 280 ada 5 parsel üzerinde yapılan evin Şükriye Şirin’in eşi olan davalı adına kaydedildiğini, bu şekilde hakkının gasp edildiğini belirterek, … Mahallesi 280 ada 5 parsel sayılı taşınmaz “..üzerinde bulunan iki katlı binanın arsa hariç yapı değerinin tespiti ile ½ bedelinin tarafına aidiyetinin tespiti ve tahsilini..” talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın dava şartı yokluğu (hukuki yarar) sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
HMK’nin 297/2. maddesi, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir ” hükmünü içermektedir.
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK mad. 26; 297/2).
Somut olayda, davacı dava dilekçesi ile iki katlı yapının 1 (bir) katının kendisine aidiyetinin tespiti yanında yapı bedelinin belirlenmesi ve tahsili isteminde bulunmuştur.
Bu şekli ile dava, niteliği itibariyle salt muhdesatın tespiti davası olmayıp, davacı (hak iddiası yanında) sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinde de bulunduğuna göre, Mahkemece, alacak davası hakkında da işin esasına girilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece muhdesatın tespiti yönünden hüküm tesis edilmesi 6100 sayılı HMK’nin az yukarıda açıklanan ilkelerine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.