Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/266 E. 2021/2055 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/266
KARAR NO : 2021/2055
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2018/299 Esas, 2018/462 Karar sayılı kararıyla birleştirme kararı verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nin 352/1 maddesi gereğince reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, eldeki dosya ile mahkemenin 2018/227 Esas sayılı dosyasının “taraflarının aynı olduğu, her iki dosyanın birbiri ile bağlantılı olduğu, gerek usul ekonomisi gerekse HMK’nin 166. maddesi uyarınca birleştirilmesi gerektiği” gerekçesi ile iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin HMK’nin 352/1 maddesi uyarınca reddedilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun temyiz edilebilen kararları düzenleyen 361. maddesi;
“(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.” Hükmünü içermekte olup, anılan madde hükmünde, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin “temyizi kabil nihai kararlarının” temyizi mümkün öngörülmüştür.
HMK’nin 168. maddesinde “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte başvurulabilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, davacı vekilinin, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu birleştirme kararının usulsüz olduğu gerekçesi ile temyiz isteminde bulunması mümkün olmayıp, bu nedenle temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.