YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3301
KARAR NO : 2020/2415
KARAR TARİHİ : 11.03.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen davalarda davacı üçüncü kişi vekili; 29/08/2013 tarihinde yapılan haciz sırasında haczedilen malların davacıya ait olduğunu, davacının takip borçlusu şirketin kiracısı olduğunu, bundan başka aralarında fiili ve hukuki bağlantı olmadığını iddia ederek asıl ve birleşen davaların kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda alacaklılar vekili; sunulan kira sözleşmesinde kiracının dava dışı … Alüminyum Ltd. Şti. olduğunu, kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, borçlu şirket ile davacı şirketin adresinin ve faaliyet alanının aynı olduğunu, davacı ve borçlu şirketin birlikte hareket ederek alacaklılardan mal kaçırma çabasında olduklarını, ilgili icra dosyalarından yapılmış olan ilk hacizlerde hacizli menkullerde borçlu şirketin logosunun mevcut olduğunu ve bu hususun ilgili fotoğraf ve videolar ile dosyaya sunulduğunu, borçlu şirket çalışanlarından bir kısmının davacı şirkette çalışmaya devam ettiklerini, bu durum nedeniyle iki şirket arasında fiili ve organik bir bağlantının varlığının açık olduğunu, haczedilen mallara ilişkin faturaların sunulduğunu, ancak faturanın her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerden olduğunu, haciz mahallinde borçlu şirkete ait birçok evrak ve klasör bulunduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 2013/628 Esas sayılı dosya bakımından istihkak iddiasının kabulüne, birleşen 2013/552 Esas sayılı dosya bakımından istihkak iddiasının kabulüne, birleşen 2013/551 Esas sayılı dosya bakımından istihkak iddiasının reddine, birleşen 2013/629 Esas sayılı dosya bakımından istihkak iddiasının reddine, 2013/551 Esas ve 2013/629 Esas sayılı dosyalarda istihkak iddiasının reddi nedeniyle İİK’nin 97. maddesi gereğince %20 oranında tazminata karar verilmiş, kararın davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklılardan … ve … vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 03.07.2018 tarihli ve 2018/10324 Esas, 2018/14796 Karar sayılı ilamı ile davacı üçüncü kişi şirket ile takip borçlusu şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığı gözetilerek asıl 2013/628 Esas sayılı ve birleşen 2013/552 Esas sayılı davalar bakımından da davaların reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile Mahkeme hükmünün kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, üçüncü kişinin İİK’nin 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan incelemede; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/325 Esas ve 2017/921 Karar sayılı kararı ile eldeki davaya konu takip dosyalarının borçlusu … Alüminyum Sanayi ve Ticrate A.Ş. hakkında iflas kararı verildiği ve kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin arşivinde olduğu görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece verilen iflas kararının aşaması belirlenerek kararın kesinleşmesi halinde adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK’nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düşeceği, hacizlerin kalkacağı dolayısıyla dava konusuz kalacağından istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderleri, maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.