YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3424
KARAR NO : 2021/3176
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı Hazine vekili ile asıl dava davalısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada, davacı Hazine vekili, 106 ada 173 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, ancak her nasılsa kadastro çalışmaları esnasında davalı … adına tespit ve tescil edildiğini, yine 106 ada 92 parsel sayılı taşınmazın da harman yeri olarak kullanıldığını, ancak kadastro çalışmaları esnasında davalı … adına tespit ve tescil gördüğünü, kadastro tespitinden önce ya da sonra davalıların dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliğinin söz konusu olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş,birleşen davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı …, dava konusu taşınmazı 20.11.1960 tarihli senet ile Mehmet Tok’tan satın aldığını, o tarihten beri taşınmazı zaman zaman ekerek bu güne kadar kullandığını, son zamanlarda ise bu taşınmazı sadece harman atarak kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı …, Hazine aleyhine açtığı davada, kadastro çalışmaları sırasında … adına tescil edilmesi gereken dava konusu 106 ada 173 parsel sayılı taşınmazın kendisi adına, kendisi adına tescil edilmesi gereken 106 ada 211 parsel sayıl taşınmazın ise … adına tescil edilmesi ile ortaya çıkan yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ilk hükümle, asıl dava yönünden, davanın kabulüne ve 106 ada 173 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 92 parsel sayılı taşınmazın Mehmet Arslan adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dava yönünden, davanın kabülüne ve 106 ada 211 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm davacı/birleşen davada davalı Hazine vekili ile asıl dava davalısı … tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 03.04.2018 tarihli ve 2015/22065 Esas 2018/10571 Karar sayılı ilamı ile, davacı/birleşen davada davalı Hazine vekilinin 106 ada 211 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddine, asıl dava davalısı …’ın 106 ada 92 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının ise, taşınmazın tamamının mı yoksa belli bir kısmının mı Devletin hüküm ve tasarufu altında olan yerlerden olup-olmadığının, davalının taşınmazın bir kısmında imar ihyaya dayalı bir kullanımının olup-olmadığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespit edilemediği, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiği gerekçesi ile kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü 106 ada 92 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile 23.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 2168,18 m²’lik kısmı 3402 sayılı Kanun’un 16/B maddesi gereği harman yeri olarak özel siciline kaydına, A harfi ile gösterilen 628,02 m² kısma 106 adanın en son parsel numarasından sonra gelen parsel numarası verilerek davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 173 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile, … adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile 106 ada 211 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı/birleşen davada davalı Hazine vekili ile asıl dava davalısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı/birleşen davada davalı Hazine vekilinin tüm, asıl dava davalısı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl dava davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karar incelendiğinde, Mahkemece davacı tarafın davalı … yönünden tapu iptal ve tescil isteğinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde kabul-ret oranlarının hükümde dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı … hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, asıl davada, iki davalı olduğu da göz önüne alınarak ve davanın kabul edilen değeri dikkate alınarak, kısmen kabul kısmen ret oranına göre, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmek olmalıdır. Bu hususlar düşünülmeden, karar verilmiş olması yanlış olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Asıl dava davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı/birleşen davada davalı Hazine vekilinin tüm, asıl dava davalısı … vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl dava davalısı …’a iadesine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.