Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/3598 E. 2020/2327 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3598
KARAR NO : 2020/2327
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili; haczedilen menkullerin vekil edenine ait olduğunu, borçlu ile ilgilisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı … Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, öncelikle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dahili davalı alacaklı …; usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda,davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı … …Şti vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 6.7.2017 tarihli ve 2015/6465 Esas , 2017/10086 Karar sayılı ilamı ile; dava dilekçesinde davalı alacaklı olarak … Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. gösterilmiş ve anılan şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de; alacaklının davaya dahil edilen … olduğu, … … Şti nin eldeki dava yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, ……Şti hakkında taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uygun olarak karar verilmiş ise de; 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda,İstanbul Üsküdar 1. İcra Müdürlüğünün 2010/9583 sayılı takip dosyasının alacaklısı … ise de, dava konusu 9.3.2011 tarihli haciz tutanağında alacaklı olarak … Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti gösterilmiştir. Dayanak takibin tarafı olmayan üçüncü kişinin HMK’nın 124. maddesinin 3. ve 4. fıkraları gözönünde tutulduğunda haciz tutanağında alacaklı görünen şirkete davayı yöneltmesinin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığı düşünüldüğünde Mahkemece davaya dahil edilen alacaklı … açısından davanın esası yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.