YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/407
KARAR NO : 2019/1600
KARAR TARİHİ : 19.02.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespit
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Talep eden vekili, vekiledeninin ….kii, 39 ada 2 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu arazinin … tarafından izinsiz olarak kullanıldığını belirterek delil tespiti talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, istem konusu tespitin açılacak eda davasında değerlendirilebileceği, tespiti istenen delilin kaybolma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş, karar talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinde; “Bölge Adliye Mahkemelerinin 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun’un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun “temyiz edilebilen kararlar” başlıklı 427. maddesi ve “temyiz edilemeyen kararlar” başlıklı 428/4. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; çekişmesiz yargı niteliğinde olan delil tespiti istemi aynı zamanda nihai karar niteliğinde de olmadığından temyiz edilebilen kararlardan değildir. O halde, talep eden vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle talep eden vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.