YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4957
KARAR NO : 2021/2777
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
DAVA TÜRÜ : İstihkak
MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2014/748 Esas, 2018/507 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili 2011 yılında borçlu şirkete sattıkları 2 adet ısıl işlem fırını nedeniyle borçlu ile aralarında ticari ilişki kurulduğunu, boçlu şirket senetleri ödeyemeyince makineleri iade etmek istediğini, fırınların taşınması hasara sebep olacağı için borçlu şirket adresinde şirket kurduklarını, borçlunun ise farklı adreste faaliyette olduğunu, fırınların çalıştırılmasını bilmedikleri için borçlu şirket yetkilisinin haciz sırasında orada olduğunu, istihkak davasının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket ile davacı şirketin ortakları arasında birinci derecede akrabalık ilişkisi bulunduğunu, 14.11.2013 tarihli haciz sırasında borçluya ait evrak bulunduğunu, iki firmanın internet üzerinde kayıtlı irtibat numaralarının aynı olduğunu, borcun doğumundan sonra muvazaalı olarak iki firmanın da aynı adreste faaliyet gösterdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, borçlu şirket ortakları ile üçüncü kişi şirket ortakları arasında akrabalık bağı nedeniyle organik bağ bulunduğu davacı şirketle borçlu şirketin aynı adreste aynı konuda faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince haciz sırasında borçlu şirkete ait bir çok evrak bulunduğu, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır olduğu, davacı şirketin borcun doğumundan sonra borçlu ile aynı adreste kurulduğu dolayısıyla istihkak iddiasının muvazaalı olarak ileri sürüldüğü, borçlu ve üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu gerekçeleriyle mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine değerlendirilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekilince bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı üçüncü kişi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, alacak tutarı 76.380,00 TL olup, mahcuzlara takdir edilen değerden az olduğundan vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı alacaklı yararına mahcuz değeri olan 123.000 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz taleplerinin reddine; (2) nolu bentte yazılı sebeplerle sınırlı olmak üzere temyiz talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yeralan ” … 12.590,00 TL vekalet ücretinin …” ibaresinin çıkartılarak, yerine “… 8.751,80 TL vekalet ücretinin…” ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.