YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5041
KARAR NO : 2021/3761
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.12.2017 tarihli ve 2017/90 Esas, 2017/426 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Tarafların kararı temyizi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı tarafa nispi temyiz karar harcını yatırması için muhtıra gönderilmiş, davalı tarafça gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle, 17.05.2019 tarihli ek karar ile davalı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafın ek kararı temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacı şirketin kayden maliki olduğu dava konusu bağımsız bölümü davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette 07.09.2010 tarihinde genel müdür olarak göreve başladığını ve 09.12.2016 tarihine kadar çalıştığını, dava konusu dairenin 250.000 TL hizmet bedeli karşılığı olarak müvekkiline verildiğini, satış bedelinin güncelleştirilmiş değeri üzerinden hapis hakkı tanınması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalıya 250.000 TL bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmak suretiyle dava konusu bağımsız bölüme elatmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf kanun yolu başvurularının elatmanın önlenmesi davası yönünden; 6100 Sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, ecrimisil davası yönünden ise davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, miktar itibariyle kararın kesin olduğu belirtilerek HMK’nin 341/2. maddesi gereğince reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, nispi temyiz karar harcını yatırmaması nedeniyle davalı tarafın temyiz isteğinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz isteği temyiz konusu itibariyle maktu temyiz karar harcına tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince nispi temyiz karar harcının tamamlanmamış olması gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararda isabet bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, ecrimisile yönelik istinaf talebi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 16.maddesi uyarınca dava değeri el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibarettir. Dava bir bütün olup, ecrimisil talebi el atmanın önlenmesi talebinden ayrı olarak değerlendirilemez.
Somut olayda, dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu bağımsız bölümün değerinin 220.000 TL, ecrimisil bedelinin ise 2.960 TL olarak belirlenmesine göre, dava değeri toplamı 222.960 TL olup, 6100 sayılı HMK’nin 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, davacı vekilinin ecrimisil talebinin reddine yönelik istinaf isteğinin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.