Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/522 E. 2020/4127 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/522
KARAR NO : 2020/4127
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin 2134 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu taşınmaz malikleri davalıların dava konusu taşınmaza duvar örmek ve ağaç dikmek suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını belirterek davalıların müdahalelerinin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı …, davacı ile aralarında anlaşma yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve alınması gereken 1.590,59 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.190,39 TL’nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 2.794,20 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmazda müdahalenin meni talebine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalılar vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 2134 parsel sayılı taşınmazı, 4706 sayılı Yasa kapsamında 08.04.2013 tarihinde satın alarak malik olduğu ve davalı …’ın 2099 parsel sayılı taşınmazın 4/6 oranında paydaşı olduğu, diğer davalı …’in Erhan’ın babası olduğu, Erhan ve Salim’in davacının taşınmazına tandır yapmak, ağaç dikmek, bağ yapmak, tel ve duvar ile çevirerek kullanmak suretiyle toplam 324,79 m2 alana müdahalede bulunduğu sabittir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Öte yandan; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu alanda bulunan ağaçların 17.835,00 TL; inşaat raporunda tecavüzlü kısımların toplam arsa değerinin 4.950,00 TL ve bina değerinin ise 500,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkemece her ne kadar bu belirtilen değerlerin toplamı müdahale edilen kısmın değeri olarak alınarak harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde dava değerinin belirlendiği açıktır. Şöyle ki; dava dilekçesinde davalıların dava konusu taşınmaza duvar örmek, ağaç dikmek suretiyle müdahalede bulunduğunun iddia edildiği ve yargılama sırasında taşınmazda yer alan ağaçlar üzerinde davacı tarafın hak iddiasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki Mahkemece, müdahale edilen kısmın arsa değeri olarak belirlenen 4.950,00 TL üzerinden harç ve vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken, davalılar tarafından dikilen ağaç ve yapılan yapıların değerinin de eklenerek belirlenen dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Her ne kadar bu husus bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, diğer temyiz itirazının ise (2) nolu bentte yazılı nedenle kabulüyle hükmün 2. bendine ” Alınması gereken 1.590,59 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.190,39 TL’nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına” ifadesi hükümden çıkarılarak yerine “alınması gereken 338,13 TL harcın toplam alınan 400,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 62,07 TL’nin istek halinde davacı tarafa iadesine” ifadesinin eklenmesine; hükmün 3. bendinde yer alan “400,20 TL” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “338,13 TL” nin eklenmesine, devamında “toplam 1.625,60 TL” ifadesi çıkarılarak yerine “toplam 1.563,53 TL” ifadesinin eklenmesine; hükmün 4. bendinde yer alan “2.794,20 TL nispi vekalet ücretinin” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “ 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin” ifadesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.