Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5334 E. 2021/3078 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5334
KARAR NO : 2021/3078
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/1131 Esas, 2019/42 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, belirterek davanın kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirket ile dava dışı Yüksek Gerilim … Ltd. Şti. Ve borçlu şirket arasında muvazaalı ilişkiler bulunduğunu ve mahcuzların borçluya ait olduğunu iddia ederek davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, borçlu şirketten malları alan dava dışı şirketin haciz mahallinde istihkak iddiasında bulunduğu halde davanın aynı yöneticiye ait olan Swedinox … Ltd. Şti. tarafından açıldığı, ayrıca haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisinin hazır olması ve dosyaya 4.000 USD yatırması karşılığında malların yediemin olarak kendisinde bırakılmasını beyan etmiş olması ve borçluya ait ürün etiketlerinin bulunması nedeniyle İİK’nin 97. maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu karinenin aksinin davacı tarafından yasal deliller ile ispatlanamadığı davacı şirket, borçlu şirket ve dava dışı Yüksek Gerilim…Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu ve ticari defterlerle de bu hususun sabit olduğu, bu nedenle üç şirket arasında muvazaalı işlemlerin olabileceği, davacı şirketle borçlu şirket arasında ise organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı üçüncü kişi vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, davacı üçüncü kişi şirket adresinde haciz yapılmasına rağmen borçluya ait ürün etiketlerinin tespit edildiği, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahalline gelerek 4.000 USD yatırması karşılığında malların yediemin olarak kendisine bırakılmasını talep etmiş olması nedeniyle yasal mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu borcun doğumundan sonraki tarihli faturaların karinenin aksini ispata yeterli olmadığı davacı üçüncü kişi, borçlu ve davacı şirket yetkilisinin sahibi olduğu dava dışı Yüksek Gerilim … Ltd. Şti arasında sıkı bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, borçlu şirketten mahcuzları satın alan dava dışı şirketin haciz mahallinde istihkak iddiasında bulunduğu halde, davanın Swedinox … Şirketi tarafından açıldığı açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ,hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Tarafların gösterdiği deliller toplanmadan karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ihlalidir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı üçüncü kişi defterlerinde borçlu şirketin İspanya’dan ithal ettiği gümrük belgeleri ile sabit olan menkulleri dava dışı şirkete sattığı tespit edimış ise de, aynı zamanda dosya kapsamındaki belgelerden davacı şirketin de davalı borçlu şirketten doğrudan mal alımı yaptığı da anlaşılmaktadır. Dava dışı Yüksek Gerilim … Ltd. Şti., davacı Swedinox … Ltd. Şti ve davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişkinin tespit edilebilmesi ve tarafların iddiaları hakkında somut ve açık değerlendirme yapılabilmesi için tarafların tüm delilleri toplanarak davalı borçlunun defterleri de incelenmesi gerekirken sadece üçüncü kişi defterleri üzerinde yapılan inceleme ile hüküm kurulması yeterli değildir.
Şöyle ki, davacı üçüncü kişi defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı şirketin borçlu şirketten mal aldığı bir kısmını dava dışı şirkete sattığı, bedellerinin bir kısımının cari hesaba kaydedilerek bir kısmının ise banka kanalıyla ödendiği anlaşılmaktadır. Borçlu şirket ticari defterleri üzerinde yaptırılacak inceleme ile (açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) üçüncü kişi defterlerinde bulunan kayıtlar ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığı da dikkate alınarak davacı ile borçlu arasındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesi için satışlar karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığı hususlarında Yargıtay denetimine elverişli uzman bilirkişi raporu alınması ve alınacak raporun dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre istihkak iddiası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın reddine verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.