Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5530 E. 2019/10377 K. 14.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5530
KARAR NO : 2019/10377
KARAR TARİHİ : 14.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20/06/2019 tarihli ve 2018/8130 Esas, 2019/6287 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Taraf vekillerince süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.10.1990 tarihli ve 1990/169 Esas, 1990/258 Karar sayılı ilamı ile vekil edenlerinden … adına tescil edildiğini ve 5.3.1991 tarihli ve 1 sıra numaralı tapunun oluştuğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında bu tapunun uygulanmadığını, taşınmazın kargir karakol binası ve arsası vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, vekil edenlerinden … tarafından tespite yapılan itiraz üzerine … Kadastro Mahkemesinin 2011/31 Esas ve 2011/97 Karar sayılı ilamı ile tespitin iptali ile taşınmazın vekil edenlerinden … adına tesciline karar verildiğini, …’ün daha sonra taşınmazı oğlu Sabahattin Akyüz’e sattığını, İçişleri Bakanlığı tarafından taşınmaza karakol binası yapılmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu açıklayarak, davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 20.6.2019 tarihli ve 2018/8130 Esas, 2019/6287 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, taraf vekillerince süresinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin incelenmesinde;
Dairenin 20.6.2019 tarihli ve 2018/8130 Esas, 2019/6287 Karar sayılı ilamı ile “Dava konusu taşınmazın tapuya ilk tescil tarihi 08.04.2013 olup tapusuz taşınmazların TMK’nin 715.maddesi gereği devletin hüküm ve tasarrufunda olması hasebiyle Hazineden bu tarihten önceki dönemler için ecrimisil talebi mümkün değildir. Eldeki davada, taşınmazın tapuya ilk tescil tarihi olan 08.04.2013 tarihi ve tarafların malik olduğu tarihler değerlendirilerek, üzerindeki karakolla ilgili şerhin malikin ecrimisil talebini engellemeyeceği de gözetilerek, karakol binasının Hazine tarafndan yapılmış olması nedeniyle taşınmazın önceki arsa niteliği değerlendirilerek hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
Ne var ki; dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın, ilk defa … Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.1990 tarihli ve 1990/169 Esas, 1990/258 Karar sayılı hükmü ile … adına tesciline karar verildiği ve 05.03.1991 tarih ve 1 sıra numaralı tapunun oluşturulduğu, ancak kadastro çalışmaları sırasında bu tapunun uygulanmayarak, taşınmazın kargir karakol binası ve arsası vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, … tarafından tespite yapılan itiraz üzerine … Kadastro Mahkemesinin 2011/31 Esas ve 2011/97 Karar sayılı ilamı ile tespitin iptali ile … adına tesciline karar verildiği, …’ün taşınmazı 10.04.2013 tarihinde oğlu …’e sattığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, taşınmazın 1991 yılından beri davacı … adına tapulu olduğu ve 10.04.2013 tarihinde diğer davacı …’e satıldığı, üzerindeki karakolla ilgili şerhin, malikin ecrimisil talebini engellemeyeceği hususları gözetilerek, karakol binasının Hazine tarafından yapılmış olması nedeniyle taşınmazın önceki arsa niteliği ve davacıların malik olduğu tarihler ile ecrimisil talep ettikleri dönemler göz önünde bulundurulmak suretiyle, Dairenin ecrimil hesabı konusundaki ilkeleri çerçevesinde hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, hükmün az yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, tapunun ilk oluşum tarihinin 08.04.2013 olarak değerlendirilmesinin ve bu doğrultuda hükmün bozulmasının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Dairenin 20.06.2019 tarihli ve 2018/8130 Esas, 2019/6287 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca (2) numaralı bentte açıklanan gerekçeler ile BOZULMASINA, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK’un 442/1. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi gereğince 1086 Sayılı HUMK’un 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 370,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.