YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/562
KARAR NO : 2020/6565
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2015/821 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkili firmanın davalı borçlu firma ve diğer davalı … ile hiçbir organik bağının bulunmadığını, borçlu firmanın evvelce faaliyet gösterdiği adresin tamamen boş olarak bina malikinden kiralandığını, borçlu firma tarafından müvekkiline herhangi bir devrin söz konusu olmadığını, ayrıca davalı borçlu firmanın çalışanları ile müvekkili firmanın çalışanlarının aynı olmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın İcra Mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararının tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre geçtikten sonra açıldığını, davanın dinlenemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da ileri sürülen mülkiyet iddiasının ispatı için sunulan delillerin iddiayı kanıtlamaya elverişli olmadığını, davacı şirket ile dava dışı üçüncü kişi şirket arasında organik bağın bulunduğunu gösterdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; ispat yükü üzerinde olan üçüncü kişinin sunduğu delillerin mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/1499 Esas, 2018/1478 Karar sayılı kararında; haciz ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmakla birlikte, borçlu şirket tabelasının işyerinde asılı olduğu, bu nedenle mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu davacı üçüncü kişinin sunduğu delillerin, karinenin aksini ispat için yeterli olmadığı belirtilerek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının kabulü talebine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenen, yargı harçlarının alınması kamu yararına ilişkin olduğundan, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeninin gerektirdiği bu konu, aleyhe bozma yasağının da istisnasıdır. Davanın reddine karar verilmesi nedeniyle maktu alınması gereken karar ve ilam harcının nispi alınmış olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargı harçlarına ilişkin yanlışlıklar resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir husus olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile harçlara ilişkin kısım düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerekirken istinaf talebinin esastan reddi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Peşin yatan harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.013,46 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” ibaresinin çıkartılarak yerine “ Alınması gereken 27,70 maktu harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 826,18 TL harcın davacıya iadesine” rakam ve kelimelerinin yazılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.