YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5755
KARAR NO : 2020/2929
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin Devamı Ya Da Taliki Kararı Verilmesi İsteği
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Şikayet eden alacaklı vekili, İpsala İcra Müdürlüğünün 2011/503 sayılı Takip dosyasında 12.08.2011 tarihli hacizde üçüncü kişi …’ın istihkak iddiasında bulunması üzerine İpsala İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 28.09.2011 tarihli ve 2011/4 Değişik İş sayılı kararı ile teminat karşılığında takibin ertelenmesine karar verildiğini, anılan kararın tebliğinden itibaren 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde istihkak davasının açılmadığını, böylece üçüncü kişinin istihkak iddiasından vazgeçtiğini, belirterek takibin ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 12.11.2012 tarihli ve 2011/4 Değişik İş sayılı karar ile; takibin devamı kararı verilirken üçüncü kişiye 7 gün içinde istihkak davası açması konusunda açıkça süre verilmediği, kararın alacaklı ve borçlu aleyhine verildiği, mahcuzların üçüncü kişinin zilyetliğinde olması nedeni ile İİK’nin 99. maddesi gereğince icra takibinin ertelenmesine karar verildiği gerekçesi ile alacaklı vekilinin talebinin reddine ve teminat karşılığında takibin ertelenmesi kararının devamına karar verilmiş; hüküm, şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş; karar, Dairemizin 2013/12311 Esas, 2014/2234 Karar sayılı ilamı ile; İİK’nin 97. maddenin 6. fıkrasında, takibin taliki kararı verilmesi halinde, dava açma yükünün yasa gereği üçüncü kişiye ait olduğu hususunun açıkça düzenlenmiş olduğu, bu nedenle karar gerekçesinde ya da hüküm fıkrasında dava açma yükünün kime düştüğünün belirtilmemesinin üçüncü kişinin dava açma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, somut olayda üçüncü kişinin, takibin taliki kararının 13.09.2012 tarihinde tebliğinden itibaren 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde istihkak davası açmayarak istihkak iddiasından vazgeçtiğinin kabulü gerektiği, eldeki şikâyet başvurusunun konusunun kalmadığı belirtilen nedenlerle sadece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin taliki kararının devamına yönelik hüküm kurulmasının isabetli olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, haczin 15.08.2011 tarihinde yapıldığı, eldeki istihkak davasının ise 24.08.2011 tarihinde açıldığı, istihkak iddiasında bulunan davalı …’ın talebinin 7 günlük süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile reddine, İpsala İcra Müdürlüğünün 2011/503 Esas sayılı dosyasında haczin devamına, … tarafından yatırılan %10 teminatın alacaklı …’na ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, az yukarıda açıklanan bozma ilamında belirtilen nedenlerle konusuz kalan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, istemin istihkak davası olarak nitelindirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüne, Yerel Mahkeme hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinin kaldırılarak yerine “Şikayetin reddine” ibaresinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2020 tarihine oy birliğiyle karar verildi.