Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6167 E. 2021/3222 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6167
KARAR NO : 2021/3222
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Ortaklığın Giderilmesi Davasına Konu Taşınmaz Yönünden Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 167 ada ve 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme evin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu binanın kadastro tespitinden sonra 2007 senesinde davacı tarafça kendi nam ve hesabına inşa ettirildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu binanın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere ve kural olarak; tespit davalarında tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı HMK’nin 106. maddesinin 2. fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir. Bu nedenle taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez.
Yukarıda açıklanan ilke ışığında dosya kapsamında yapılan incelemede; taraflar arasında Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/726 Esasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olduğu, ancak temyize konu davanın yargılaması devam ederken 18.06.2012 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, anılan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
O halde Mahkemece, ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın kesinleşmesi eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, davanın esasına ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.