Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6391 E. 2021/4540 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6391
KARAR NO : 2021/4540
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … Belediyesi vekili; … İcra Müdürlüğü’nün 2012/214 E. sayılı dosyasında; yapılan takibe davalının itirazı ile takibin durduğunu, haksız ve yersiz itiraz ile duran takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… İcra Müdürlüğü’nün 2012/214 Esas sayılı dosyasında; alacaklısının … Belediyesi, borçlu … Enerji Madencilik Sanayi ve Tic. A.Ş ‘den 30.01.2012 tarihli, 3/26 sayılı ödeme emrinde belirtilen 28.10.2011-06.11.2011 tarihleri için 5.250 TL ve 21.02.2012 tarihli, 3/27 sayılı ödeme emrinde belirtilen 07.11.2011-26.11.2011 tarihleri arasında işleyen 10.500 TL ecrimisil olmak üzere toplam asıl alacak 15.750 TL yi işlemiş 705,50 TL faizi ile birlikte talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takibinin başlatıldığı … İcra Dairelerinin taraflar arasında sözleşme olmaması nedeni ile yetkisiz olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin limana herhangi bir mal taşımadığını, davacı tarafından 26.12.2011 tarihinde düzenlenen 1 nolu ve 23 hesap numaralı 15.870,00 TL tutarlı tahakkuk fişi ve 05.01.2012 tarihli 31.620,00 TL tutarlı ödeme emrinin müvekkilinin itirazı üzerine davacı tarafından iptal edildiğini, alacağa yasal faiz işletilebileceği gerekçeleriyle davanın reddi ile davacının %40’tan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 2012/382 Esas, 2013/118 Karar 15.04.2013 tarihli kararı ile icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyizi neticesinde; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarih, 2014/1586 Esas- 2014/19078 Karar sayılı ilamı ile “Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, ecrimisil alacağı haksız elatmadan kaynaklandığından niteliği itibariyle haksız fiil olarak kabul edilir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesine göre, davanın haksız fiilin işlendiği yerde açılması mümkün olup, bu konuda davacıya seçimlik hak tanınmıştır.
İcra takibinin, haksız fiilin işlendiği yer icra dairesi olan … İcra Dairesinde yapılmasında bir usulsüzlük olmadığına göre davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.”denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamına karşı davalı vekili tarafından başvurulmuş, 1. Hukuk Dairesinin 01.06.2015 tarih,2015/4791 E.-2015/8014 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, İşgalle ilgili ecrimisil alacağına ilişkin encümen kararının Kastamonu İdare Mahkemesinin 2013/205 Esas – 2014/33 Karar sayılı ilamı ile tespit tutanağında işgalcilerin imzasının bulunmaması, işgale ilişkin hukuken geçerli, objektif tespitlerin bulunmadığı, davacı idare elemanlarınca tutulan tutanak ile davalı şirketin fuzuli işgalci olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile iptal edildiği anlaşılmış olması, takibe konu işgal edilen sürelerle encümen kararına konu sürelerin aynı olduğu, encümen kararından davalı şirketin 29.10.2011 tarihinden itibaren mülkiyeti davacıya ait özel alanı kömür dökmek sureti ile işgal ettiğinin anlaşıldığı, limanın işgal edildiğine ilişkin belge bulunmadığı, takibe konu alacakla encümen kararına konu alacağın aynı olduğu, encümen kararının usule uygun tespit yapılmadığı için iptal edildiği, İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararı karşısında takip yapılamayacağı, iptal edilen1 nolu 23 hesap numaralı tahakkuk fişi ile alacağın miktar olarak aynı olduğu, davalının haksız olarak işgal ettiği alanın davacının özel mülkü olduğu, haksız işgalin iptal edilen encümen kararına konu edildiği, aynı konuda takip yapılmasının hukuka uygun olmadığı, davacının alacağını ispatlayamadığı, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığına ilişkin delil olmadığının anlaşılması gerekçeleri ile davanın reddine dair verilen karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava haksız işgal sebebi ile işletilen ecrimisil alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından İdare Mahkemesi tarafından verilen karar gerekçe gösterilerek red kararı verilmişse de tek başına İdare Mahkemesi kararının varlığı, davanın reddini gerektirmez. Mahkemece; usulüne uygun olarak keşif yapılarak ve mahallinde taraf tanıkları da dinlenerek; alınacak bilirkişi raporu ile dava konusu edilen ve icra takibine dayanak olan 30.01.2012 tarihli, 3/26 sayılı ödeme emrinde belirtilen 28.10.2011-06.11.2011 tarihleri ve 21.02.2012 tarihli, 3/27 sayılı ödeme emrinde belirtilen 07.11.2011-26.11.2011 tarihleri arasında davalının haksız işgalinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, haksız işgalde bulunulan dönem varsa ecrimisil bedelinin hesaplanmasının istenmesi ve sonucu göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nin 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.