YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6406
KARAR NO : 2021/4517
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Babalığın Tespiti. Nafaka
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 2. Aile Hukuk Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve 2014/1014 Esas, 2017/373 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde babalığın tespitine ve iştirak nafakasına hükmedilmesi istenmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin hükmedilen iştirak nafakasına yönelik istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş, davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de “Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı 2019 yılı itibarıyla 58.800,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır. Somut olayda, temyize konu hükmedilen iştirak nafakasının 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800,00 TL’yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.