YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6422
KARAR NO : 2021/4313
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAHİLİ DAVALILAR : … … vs.
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Tazminat
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2016/854 Esas, 2018/385 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar … ve arkadaşları vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş bu kez davalılar … ve arkadaşları vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni ile davalıların miras bırakanı … … arasında 17.04.2974 tarihli satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre, dava konusu 81 parsel (yeni 132 ada 58, 132 ada 59 ve 132 ada 60 parsel) ve 83 (yeni 132 ada 34) parsel sayılı taşınmazlardaki … … hisselerinin satın alınmasına rağmen davalıların tapuda devir yapmadığını belirterek dava konusu taşınmazlardaki … … adına olan hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini, talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, tapu iptal ve tescil talebinin kısmen kabulü ile 132 ada 58, 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazlardaki davalıların murisi … …’a ait 1/9 oranındaki hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 7.531,09 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satım sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar … ve arkadaşları vekilinin (eski 83 ve) yeni 132 ada 84 parsel sayılı taşınmaza ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar … ve arkadaşları vekilinin, (eski 81 ve) yeni 132 ada 58, 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu eski 81 parsel sayılı taşınmazın 26.09.1968 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, tapulama tutanağında dayanak olarak Mayıs 289 tarih ve 21 sıra, 14.02.1952 tarih ve 65 sıra, 12.06.1952 tarih ve 17 sıra, 26.03.1959 tarih ve 46 sıra, 21.09.1961 tarih ve 41 sıra, 25.12.1963 tarih ve 69 sıra nolu tapu kayıtlarının gösterildiği, dava dışı … … tarafından yapılan itirazın tapulama komisyonunca reddedilmesi üzerine tespite itiraz davası açıldığı, Manavgat Tapulama Mahkemesinin 17.12.1978 tarih ve 1975/264 Esas, 1978/86 Karar sayılı kararı ile (feragat nedeniyle) davanın reddine karar verildiği, hükmün 11.06.1983 tarihinde kesinleşmesi üzerine tespit malikleri adına kayıtların yapıldığı, akabinde kamulaştırma ve ifraz işlemleri ile yeni 132 ada 58, 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu ve her bir parselde muris … …’ın 1/9 oranında hissesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca harici satış sözleşmesinin tespit sonrası ancak kesinleşme öncesi yapıldığı görülmektedir.
Somut olayda, 26.09.1968 tarihinde kadastro tespiti yapılan dava konusu eski 81 parsel, hem tespit öncesi hemde tespit sonrası tapuda kayıtlı olup davacı tarafından ibraz edilen 17.04.1974 tarihli harici satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte de taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların satışı, TMK’nin 706, BK’nin 213 (6098 sayılı TBK’nin 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez.
Harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir.
Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı gözardı edilmemelidir.
Bunun yanında, TMK’nin 4. maddesinde, “Kanunun takdir yetkisi tanığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir”, TBK’nin 50. maddesinde ise; “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler”, 51. maddesinde ise; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler” düzenlemeleri mevcuttur.
Yukarıda da ifade edildiği üzere tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK’nin 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK’nin 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Bu durumda davacı vekili tarafından sunulan 17.04.1974 tarihli harici satış senedinin düzenlendiği belirtilen dönemde eski 81 parsel numaralı taşınmaz tapuya kayıtlı olduğuna göre Mahkemece, davacının dava konusu 132 ada 58, 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazlardaki … … hisselerinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle davalılar … ve arkadaşları vekilinin (eski 81 ve) yeni 132 ada 58, 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar … ve arkadaşları vekilinin (eski 83 ve) yeni 132 ada 84 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının 1.bentte açıklanan nedenle reddine, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.