YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6778
KARAR NO : 2020/1277
KARAR TARİHİ : 12.02.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 03/05/2013 tarihinde haczedilen menkullerin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunu, takip borçlusu şirketle bir ilgisinin bulunmadığını iddia ederek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu vekili; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma öncesi ilk kararında, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 3 Adet … marka LED ekranlı toplama bilgisayarların mülkiyeti davalı borçlu şirkete ait olduğundan bu mahcuzlara yönelik istihkak talebinin reddine, bu mahcuzlar yönünden takibin devamına, diğer mahcuzlara yönelik davacı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının kabulüne, 1.500,00.TL’lik kısım yönünden % 20’sine tekabül eden 300,00.TL tazminatın davacı üçüncü kişi şirketten tahsili ile davalı takip alacaklısına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükmün, davalı alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 08/05/2017 tarihli ve 2017/11271 Esas, 2017/6619 Karar sayılı ilamı ile; İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, Mahkemece, bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmediği gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada; davanın reddine ve davaya konu mahcuzlar yönünden takibin devamına; 33.840,00.TL’nin %20’sine tekabül eden 6.768,00. TL tazminatın davacı üçüncü kişiden tahsili ile davalı takip alacaklısına verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları bilgi belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, bozma ilamına uyularak karar verilmiş olmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2. İİK’nin 97/13. maddesi gereğince; istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
Buradaki tazminat esasen alacaklı lehine getirilmiş bir gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin ya da satışın ertelenmesi kararının bulunması, bu kararın infaz edilmiş olması, aynı zamanda alacaklının tazminata ilişkin talebinin de bulunması gerekir. Somut olayda takibin talikine ilişkin bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan tüm koşulların gerçekleşmediği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açılanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.