Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/920 E. 2020/4916 K. 07.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/920
KARAR NO : 2020/4916
KARAR TARİHİ : 07.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davalı vekilinin duruşma istemi değerden reddedilerek esas incelendi.
Davacılar, paydaşı oldukları 3262 parsel sayılı taşınmazda davalının kira ödemeksizin oturduğunu ileri sürerek, davalının taşınmaza elatmasının önlenmesine ve geriye dönük beş yıl için 10.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taşınmazın bir kısmının davacı taraflarca kullanıldığını, çekişme konusu kısma ise tadilat yaptırdıktan sonra Haziran 2009 yılı itibariyle yerleştiğini haksız bir elatmanın olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece elatmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalının taşınmazda haksız olarak oturmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 01.11.2017 tarih, 2015/3695 Esas ve 2017/5955 Karar sayılı ilamıyla “…davacılar tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile intifadan men koşulu gerçekleştiğine göre, ihtarnamenin tebliğ tarihi ile dava tarihi arasındaki süre bakımından davacıların ecrimisil hakkının doğduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davacılar lehine, ihtarnamede verilen yedi günlük sürenin sonundan itibaren dava tarihine kadar hesaplanacak ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” şeklindeki gerekçe ile kararın bozulduğu ve Mahkemece bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde müdahalenin önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 9.313,39 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki; Mahkemenin bozma ilamına uymasıyla birlikte, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve Mahkeme de bozma ilamı gereklerini tam olarak yerine getirme yükümlülüğü altına girer. Ne var ki; eldeki davada Mahkemenin uyulmasına karar verdiği bozma ilamının gereklerini tam olarak yerine getirdiğini söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki; Mahkeme gerekçede 22.10.2009-13.11.2009 tarihleri arasında 22 günlük kullanım karşılığı ecrimisil miktarı belirlendiğini ve ancak hüküm yazılırken sehven başka bir dosyaya ait kabul miktarı olan 9.313,39 TL’ ye hükmedildiğini belirtmiştir. O halde; bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.