Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1745 E. 2020/4108 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1745
KARAR NO : 2020/4108
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.01.2020 tarihli ve 2016/10131 Esas, 2020/258 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin babasından kalan dava konusu 661 parsel sayılı taşınmazda bulunan binada zemin katının yarısının ve 3. katın davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerinde bulunan binanın babaları tarafından yapıldığını, babalarının fındık bahçesinden geliri olduğunu, binanın yapımına başlandığı sırada davacının hapishaneye girdiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemiz kararın onanmasına karar vermiş, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, muhdesat tespitine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince;
Mahkemece, her ne kadar dava değeri, taşınmaz değerinin tamamı kabul edilerek davalı lehine vekalet ücreti hesaplanmış ise de, muhdesat tespiti davalarında dava konusu, tespiti talep edilen yerdeki davalıların payıdır. Somut olayda davacı zemin katın yarısının ve 3. katın kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiş, hükme esas alınan 25.12.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporunda zemin katın 50.000 TL, 3. katın ise 45.000 TL değerinde olduğu belirtilmiş, dosyadaki tapu kaydından ise davalıların toplam payının 2/3 olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda dava değeri (25.000+45.000*2/3) 46.666 olup davalılar lehine karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT gözetilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, hükmün bu yönden bozulması gerekirken tümüyle onandığı anlaşıldığından, onama ilamının bu yönden kaldırılarak, bozma sevk edilmesi gerekirse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ : Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 16.01.2020 tarihli ve 2016/10131 Esas, 2020/258 Karar sayılı ONAMA ilamının vekalete ilişkin bölümünün kaldırılmasına, hükmün 4. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ‘’Davalılar davayı vekil marifetiyle takip ettiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen 5.483,3-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.