Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1833 E. 2020/4209 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1833
KARAR NO : 2020/4209
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, davacının muris annesi …’dan intikal eden 1408 ve 159 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak, diğer mirasçılarla birlikte, davalıdan Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/70 Esas sayılı dava dosyasında ecrimisil talep edildiğini, anılan dosyadaki bilirkişi ek raporunda, önceki raporda sehven hesaplanmayan davacının hak kazandığı ecrimisil miktarının 3.586,80 TL olarak belirlendiğini, söz konusu dosyada yasa gereği ikinci kez ıslah yapılamadığını ileri sürerek davacı lehine belirlenen 3.586,80 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm mirasçılara ait olarak talep dışı kalan bakiye alacağı, tek başına kendisinin istemekte herhangi bir hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil gibi taşınmazın korunmasına yönelik bu tür davaları taşınmazın her paydaşı diğer paydaşların onayını almadan veya miras şirketine temsilci atamadan tek başına açabilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) dava şartları ve ilk itirazlar başlıklı 114/1-ı maddesinde, davanın derdest olmaması dava şartlarından sayılmıştır. Derdestlik, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re’sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava, dava şartları yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir. Dava şartları, kamu düzeniyle ilgili olduğundan; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 s. HMK. mad.115/1)
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, 159 ve 1408 parsel sayılı taşınmazların davacının muris annesi … adına kayıtlı olduğu, Keşan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 02.02.2006 tarihli ve 2006/61 Esas, 2006/48 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre kayıt maliki …’ın davacıdan başka mirasçılarının da bulunduğu, davalının mirasçı olmadığı, ayrıca tarafları, dava sebebi ve dava konusu eldeki dava ile aynı olan Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/70 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, az yukarıda açıklandığı üzere, davacının tek başına davalı aleyhine ecrimisil davası açabilme imkanı mevcut olduğundan eldeki davada aktif dava ehliyeti yokluğundan söz edilemez. Ancak, tarafları, dava sebebi ve dava konusu eldeki dava ile aynı olan Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/70 Esas sayılı dava dosyası sebebiyle olumsuz dava şartı olan derdestlik söz konusu olduğundan derdestlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.