Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2045 E. 2020/4575 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2045
KARAR NO : 2020/4575
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl dosyada davacı, birleşen dosyada davalı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait iş yerinde haciz yapıldığını, hacze konu malların müvekkiline ait olduğundan bahisle istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı, asıl dosyada davalı alacaklı vekili; davalı borçlular tarafından iş yerinin muvazaalı olarak üçüncü kişiye devredildiğini, hacze konu malların davalı borçlulara ait olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, asıl dosyada davanın reddine; birleşen dosya da davanın kabulü ile hacizlerin devamına karar verilmiş; hüküm, asıl dosyada davacı- birleşen dosyada davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 14.12.2017 tarihli ve 2015/13288 Esas, 2015/13288 Karar sayılı kararı ile; İcra Müdürlüğü kararının 08.01.2015 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, alacaklıya verilen süre içerisinde istihkak davası açılmadığından alacaklının üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle üçüncü kişi tarafından açılan davanın konusuz kaldığının kabulü gerektiği, bu durumda, üçüncü kişi tarafından açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacaklı tarafından açılan davanın ise süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.Hüküm, birleşen dosyada davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiş, asıl dosyada davacı üçüncü kişi ise katılma yoluyla vekalat ücreti açısından kararı temyiz etmiştir.
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına, birleşen dava ise alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Hüküm, birleşen dosyada davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edildikten sonra,12.06.2020 tarihinde alacaklı … tarafından temyiz talebinden feragat dilekçesi verildiği, alacaklının kimlik tespitinin yapıldığı,dilekçenin aslının dosyasında olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle birleşen dosyaya ilişkin temyiz isteminin vaki feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, asıl dosyada davacı üçüncü kişi vekili katılma yoluyla kararı temyiz etmiştir.Temyize cevap dilekçesi ile (katılma yoluyla) temyiz usulü 1086 sayılı HUMK’un 433 ve 6100 sayılı HMK’nin 348. maddelerinde düzenlenen temyiz süresini kaçıran tarafa sınırlı olarak kararı temyiz etme imkanı sağlayan bir müessese olup, bu usule göre katılma yoluyla temyiz hakkının kullanılabilmesi için kararı temyiz eden tarafın temyizinin usulüne uygun olması gerekir. Somut olayda, birleşen dosyada davacı alacaklının feragatı nedeni ile ortada bir temyiz dilekçesi bulunmadığından ve davalı tarafın katılma yoluyla temyiz isteminde bulunması mümkün olmadığından, davalı tarafın temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen dosyada davacı alacaklı ile asıl dosyada davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl dosya davacısı üçüncü kişiye iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.