Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2084 E. 2020/5526 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2084
KARAR NO : 2020/5526
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin adresinde haciz işlemi yapıldığını, borçlu ile müvekkili şirket arasında iş ilişkisi olduğunu, alacaklarına karşılık borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını, haciz esnasında evrakların bu nedenle bulunduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,davacı şirket ile davalı şirket adreslerinin ve ortaklarının farklı olduğu, davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, üçüncü kişi tarafından borçlu aleyhine icra takibi yapıldığı, davacının delil olarak sunduğu faturaların mahcuzlarla örtüştüğü, haciz mahallinde bulunan borçluyla ilgili evrakların tek başına davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğuna dair kanaat oluşmasına yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili ve tazminat yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir
Dosya içeriği ve UYAP kayıtlarına göre, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli, 2014/450 Esas, 2017/592 Karar sayılı kararı ile borçlu …Teknik Bilgisayar Sis. Tic. San. A.Ş.’nin iflasının açıldığı, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır. (İİK’nin 193/2. maddesi) Bu durumda, borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi üzerine; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekecektir. Hal böyle olunca, iflas kararı, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için Mahkemece, iflas davasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak, oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.