YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2237
KARAR NO : 2020/5143
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen dosyada davalı şirket vekili, davalı şirketin denize dolgu eylemi sebebiyle el atmasının önlenmesine, limanda gerçekleştirilen dolgu yerlerinin yıkımına ve davacının doğmuş zararının giderilmesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosyada davacı şirket vekili, birleşen davada, davalı şirketin dolgu eylemi sebebiyle el atmasının önlenmesine, dolgu yerlerinin yıkımına, yıkım talebi kabul edilmediği taktirde 50.000,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen dosya davacılarının davalarından feragat etmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmiş, verilen karar, Dairenin 22.11.2018 tarihli ve 2018/6089 Esas, 2018/19069 Karar sayılı ilamıyla, davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı Hazine yararına nispi vekalet ücreti tayini gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.12.2019 tarihli kısa kararda “…bozma ilamına uyulmasına, …Hazine lehine hem ana davada hem birleşen davada nispi ücreti vekalet takdirine…”; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise “…ana davada…2.725,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı Hazine’ye verilmesine, …birleşen davada… 2.725,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine…” şeklinde karar verilmiş, 12.03.2020 tarihinde ise re’sen tashih şerhi düzenlenerek davalı Hazine lehine asıl davada 33.950,00 TL, birleşen davada 5.850,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği düzeltmesi yapılmıştır. Hüküm, davalı-birleşen dosyada davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
T.C. Anayasası’nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, az yukarıda belirtildiği üzere, kısa kararda Hazine lehine asıl ve birleşen davada nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise asıl ve birleşen davada Hazine lehine 2.725,00’er TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup, kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur. Her ne kadar 12.03.2020 tarihli tashih şerhi ile Hazine lehine asıl davada 33.950,00 TL, birleşen davada 5.850,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği düzeltmesi yapılmış ise de, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 304. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re’sen düzeltilebilmesi mümkün olup, tashih ile yazılı şekilde hüküm fıkrası değiştirilemez.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı-birleşen dosyada davacı şirket vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.