Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2554 E. 2020/7123 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2554
KARAR NO : 2020/7123
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davaların kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ve Kayyım vekili ile davalı …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın yaklaşık 10.000 m2’sinin hisse sahiplerinin murisinden satın alınmasıyla öncesinde murisleri, sonrasında da 35 yıldır vekil edenleri tarafından kullanıldığını belirterek, … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü … adına kayıtlı hisselerin yaklaşık 10.000 m2′ sinin iptali ile vekil edenleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın yaklaşık 4.270 m2’sinin hisse sahiplerinin murisinden satın alınmasıyla öncesinde murisleri, sonrasında da 35 yıldır vekil edeni ve kardeşleri tarafından kullanıldığını belirterek … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü … adına kayıtlı hisselerin yaklaşık 4.270 m2′ sinin iptali ile vekil edeni adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve Vahide de, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine ve Kayyım vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, TMK’nin 713/2. fıkrası kapsamında yer alan ”maliki 20 yıl önce ölmüş” nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davasıdır.
Davalı Hazine ve Kayyım vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 280 parsel sayılı tarla, orman nitelikli taşınmazın 1/4’er hissesinin … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü … adına tesis kadastrosu nedeniyle, kalan 1/4 hissenin de paylı olarak diğer davalılar ve davacılar adına intikal nedeniyle kayıtlı olduğu, parselin imar çapıyla ayrılma işlemi ile DOP kesintileriyle 5702, 5703, 5704, 5705, 5706 parsel numaralarını aldığı, son olarak da 3402 sayılı Kanun’un 22/A maddesi uygulaması nedeni ile 335 ada 1-2-3 ve 24 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, iptal talebinin sadece … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü …’in hisselerine yönelik bulunduğu, tapu maliki … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü …’e Hatay Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.07.2010 tarihli ve 2010/907-1279 Esas-Karar sayılı kararı ile defterdarın kayyım olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, tapu iptali davalarında, davanın, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gereklidir. Ayrıca, kural olarak TMK’nin 713/2.maddesine dayalı olarak açılan davalarda kayyımın yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, kayıt malikine kayyım tayin edilerek bu tür davaların yürütülmesi mümkün değildir. Kayıt malikinin mirasçılarının bilinmesi halinde davaya dahil edilerek mirasçılar aleyhine yargılamaya devam edilmesi, aksi halde gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK’nin 501.maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gereklidir. TMK’nin 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi de mümkündür. Davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz (HGK’nin 22.02.2012 tarihli ve 2011/8-763 E., 2012/85 K. sayılı kararı).
Hal böyle olunca, taşınmazın bir kısmı … oğlu ölü …, … oğlu ölü … ve … oğlu ölü … adına kayıtlı olduğundan davacıların vekillerine kayıt maliklerinin Hazine hasım gösterilmek suretiyle açılacak mirasçıların tespiti davası ile belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi açısından imkan ve süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, malik hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise şimdiki gibi Hazine aleyhine açılan davanın devamı ile taraf delilleri toplanarak TMK’nin 501.maddesi de dikkate alınarak, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Hazine ve Kayyım aleyhine davaya devam edilerek karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, hükümde kayıt maliklerinin paylarının iptaline karar verildiği halde, pay oranı gösterilmeden m2 olarak tescile karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı Hazine ve Kayyım vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.