Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/3235 E. 2021/2874 K. 29.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3235
KARAR NO : 2021/2874
KARAR TARİHİ : 29.03.2021

DAVA TÜRÜ : Genel Kurul Kararlarının İptali
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2017/316 Esas, 2019/155 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı derneğin 10.06.2017 tarihinde yaptığı genel kurulun usulüne uygun yapılmadığını, davacının yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildiğini ancak davacıdan savunma alınmadığı gibi kararın davacıya tebliğ edilmediğini, genel kurulda onursal üyelik ünvanının da geri alındığını belirterek, 10.06.2017 tarihli genel kurulun tüm maddeleriyle birlikte iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 15.05.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarılarak karar kendisine tebliğ edildiğinden dava açma ehliyetinin olmadığını, iptali istenen genel kurulun usulüne uygun yapıldığını, onursal başkan ünvanının geri alınmasına ilişkin dava açılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, dernek genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, yönetim kurulunun üyelikten ihraç kararının usulüne aykırı olduğunu belirtmiş ise de, dava konusu talep, 10.06.2017 tarihli genel kurulun iptal edilmesine yönelik olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince dava yanlış nitelendirilerek, yönetim kurulu kararının iptali olarak ele alınmış ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, 15.05.2017 tarihli dernek yönetim kurulu kararı ile davacının üyelikten ihracına karar verilmiş, karar davacıya gönderilmiş ise de, genel kurul ve dava tarihinden sonraki bir tarih olan 26.08.2017 tarihli tebliğe ilişkin evraka göre, davacının imzadan imtina eden eşinin beyanı ile davacı adresten taşındığından tebligat iade edilmiştir. Dernek genel kurulunun yapıldığı 10.06.2017 tarihi itibariyle davacının üyeliği halen devam ettiğinden, genel kurula alınmaması usulüne uygun değildir ve dava açmakta hukuki yararı vardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle genel kurul kararının iptali talebi yönünde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde iç denetim yollarının tüketilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.