YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3344
KARAR NO : 2020/6024
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.02.2020 tarihli ve 2016/12446 Esas, 2020/1120 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı Hazine ve davalı DSİ vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davaya konu 101 ada 95 parselde kayıtlı taşınmazda davacıya ait ev, havuz ve ağaçlar olduğunu, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini beyan ederek, adı geçen muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine, DSİ ve … vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 6831 Sayılı Yasa’ya göre orman niteliğindeki taşınmazların işgalinin suç sayıldığı gözetildiğinde, orman vasıflı taşınmaz üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak şekilde tespit kararı verilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/12446 Esas, 2020/1120 Karar sayılı ilamı ile; davacının tespitini istediği muhdesatın Hazine adına orman niteliğinde kayıtlı olan 101 ada 95 parsel sayılı taşınmazda bulunduğu, bu muhdesatlara hukuken değer verilemeyeceğinin dikkate alınmasının yanında, özellikle yukarıda yazılı mülkiyet hakkının ihlali bakımından da inceleme ve araştırma yapılarak, davalı mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin, davacının bu haksız kullanımına karşı suskunluk ve eylemsizliği var ise bunun davacıyı meşru bir beklenti içerisine sokup sokmayacağının değerlendirilmesi, ayrıca keşif yapılıp taşınmazın yeri belirlenerek, muhdesatın, tespiti istenen alanın kamulaştırma sahası içinde kalıp kalmadığının belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediğine işaret edilerek hüküm bozulmuş, davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı DSİ vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesinde;
Kural olarak, taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davalarında husumetin muhdesatın bulunduğu taşınmaz maliki ya da maliklerine yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmaz malikini temsilen Maliye Hazinesi ve … ile birlikte taşınmaz maliki olmayan, kamulaştırma işlemini yapan DSİ Genel Müdürlüğü’nü de hasım göstererek dava açmıştır. Aleyhine dava açılan DSİ Genel Müdürlüğü taşınmazın maliki olmadığı gibi, davanın açılmasına sebep olacak bir eylemde de bulunmamıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece davalı olarak gösterilen DSİ Genel Müdürlüğü’ne karşı açılan davanın husumet yokluğu reddine karar verilmesi gerekirken, davalı DSİ yönünden de davanın esasına girilerek yazılı şekilde redde ilişkin hüküm kurulması doğru değil ise de red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, DSİ yönünden hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği hususu temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış, bu defa yapılan incelemede anlaşılmış olup, davalı DSİ vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile bozma kararının DSİ yönünden kaldırılarak, DSİ yönünden verilen ve sonucu itibarıyla doğru olan red kararının gerekçesi yukarıda yazılı şekilde düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı DSİ vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 10.02.2020 tarihli ve 2016/12446 Esas, 2020/1120 Karar sayılı BOZMA ilamının DSİ’ye ilişkin olarak kaldırılmasına, davalı DSİ hakkında esasa yönelik verilen redde ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince gerekçesi husumet sebebiyle red şeklinde düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, davalı Hazine vekilinin Dairenin bozma ilamına yönelen karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi gereğince 1086 Sayılı HUMK’un 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 450,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden davalı Hazineden alınarak Hazineye irad kaydına, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.