YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3576
KARAR NO : 2020/6484
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Muhdesat Bedelinin Tahsiline Yönelik Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.06.2020 tarihli ve 2016/18490 Esas, 2016/18490 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 8602 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1970’li yıllarda vekil edenlerinin murisi …tarafından dava dışı …’den haricen satın alındığını ve taşınmaz üzerine bina inşa edildiğini, binanın 2009 yılına kadar vekil edenleri tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, taşınmazın hissedarı davalı Şirket tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ihale ile taşınmazın satın alındığını ve davalının müvekkilleri aleyhine sebepsiz zenginleştiğini belirterek, alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı … Makina Tic. Ve San. Anonim Şirket vekili, taşınmazı üzerinde bulunan muhdesat ile birlikte ihaleden aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı binaya biçilen değer ile birlikte satın aldığı ve bedeli ödediği, davacı tarafın yapı üzerinde hakkı olduğu düşünüldüğünde dahi bunu davalıdan istemesinin, davalının 2. kez ödemeye mahkum olacağı anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 25.06.2020 tarihli, 2016/18490 Esas ve 2020/3985 Karar sayılı ilâmıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu defa davacılar vekili tarafından, bahsi geçen onama kararının düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Dava, muhdesat sebebiyle sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 8602 ada 8 parsel sayılı 97 m2, arsa nitelikli taşınmazın beyanlar hanesinde “Kargir bina …’ye aittir” şeklinde şerh olduğu ve taşınmazın 48/97 payının dava dışı Kazım, 49/97 payının davalı …A.Ş. adına kayıtlı iken, davalı …A.Ş.’nin açtığı Şişli 3. Sulh Hukuk Hakimliği’nin 06.11.2007 tarihli ve 2005/1273 Esas, 2007/1973 Karar sayılı ilâmıyla ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, akabinde Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu’nun 2008/3 satış dosyasında taşınmazın tamamına 270.000,00 TL değer biçildiği ve 20.01.2009 tarihindeki 1. açık arttırmada en çok pey süren hissedar … …A.Ş’ye 165.100,00 TL’ye ihale edildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; bir uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun, muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın, taşınmaz malikine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme, satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir.
Bununla birlikte; davalının sebepsiz zenginleştiği miktar, satış bedelindeki hissesine düşen muhdesat oranı kadardır. O halde; Mahkemece, ortaklığın giderilmesi kararı sonucu yapılan ihale tarihinde taşınmazın davacıların murisince yapılan muhtesatla birlikteki gerçek değeri muhtesat dikkate alınmaksızın taşınmazın çıplak gerçek sürüm değeri uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran ihale yapılan satış bedeline uygulanarak muhtesat için yapılan harcamanın ihale bedeline yansıma miktarı bulunmalı, bulunacak bu miktardan davalının payına isabet eden miktar belirlenip buna hükmedilmelidir. Muhdesatın yapılmış olması haliyle, yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda ise giderlerin satış bedeline etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalının bu giderlerin yapılması nedeniyle bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmelidir.
Davalının, muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın paydaşı olduğu bu sefer yapılan incelemede anlaşılmış olup, Mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşılmıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin karar düzeltme istemi yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, Dairemizin 25.06.2020 tarihli ve 2016/18490 Esas, 2020/3985 Karar sayılı ilâmının kaldırılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.