YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3583
KARAR NO : 2020/6027
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müşterek muris …’ın ölümüyle taraflara intikal eden 1369 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini, vekil edenlerinin dava konusu taşınmazda miras payı bulunmasına ve davalıyı noter kanalıyla ihtar etmelerine karşın elde edilen gelirden faydalanamadıklarını açıklayarak 10.01.2014-22.12.2014 tarihler arası dönem için şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin ait olduğu aydan itibaren işletilecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davacıların muvafakatiyle kiraları aldığını savunmuştur. Mahkemece, davacıların davalıya Mersin 7. Noterliği aracılığıyla gönderdikleri ihtarnamenin tebliğ tarihinde intifadan men koşuluğunun oluştuğundan bahisle 17.09.2014 tarihi itibariyle ecrimisile hükmedilmiş, karara karşı davacı vekili temyize gelmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın 4 numaralı dairesinde davalının ikamet ettiği, diğer dairelerin kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiği anlaşıldığına göre, intifadan men koşulu yalnızca davalının oturduğu daire için aranacaktır. Buna göre, davalının ikamet ettiği daire bakımından intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin davacı tanıklarının dinlenmesi varsa diğer delillerinin toplanması, koşulun gerçekleştiğinin ispat edilmesi halinde ispat edilen tarih itibariyle, ispat edilemezse ihtarname tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi, diğer daireler yönünden intifadan men gerekmediğinden talep edilen dönemler için karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.