Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4240 E. 2021/4346 K. 25.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4240
KARAR NO : 2021/4346
KARAR TARİHİ : 25.05.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesi talebinde bulunmuş olup, 13.02.2013 tarihli açıklama dilekçesinde, belirtmiş olduğu taşınmaz üzerindeki bir adet bina, bir adet araç ve iki adet banka hesabıyla ilgili alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire’nin 2014/12021 Esas ve 2015/1963 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu 12186 parsel üzerindeki bina inşaatının bitim zamanının açıklığa kavuşturulması, binaya ait yapı kullanma izin belgesi dahil tüm evrakların bulundukları yerden getirtilerek, 2002 sonrası tamamlanan kısım var ise davacının katılma alacağının tespitine karar verilmesi geretiğine işaret edilerek, hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının davasının kabulüne, taleple bağlılık ilkesi gereği 50.000,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamı incelendiğinde dava konusu 12186 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 01.01.2002 sonrası tamamlanma oranı ile buna göre değerlerin arsa ve yapı ayrı ayrı olacak şekilde teknik bilirkişilerce tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan hesap raporunda Daire uygulamasına uygun şekilde ve davalının kişisel malı olan arsa değeri düşülerek yapılan hesaplama miktarı olan 39.435,8 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, arsa değerinin oransal düşümü ile hesaplanan 56.829,7 TL alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.