Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4562 E. 2021/4124 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4562
KARAR NO : 2021/4124
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili dava konusu 6, 13 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tarafların dip murisi … … adına kayıtlı olduğunu, murisin 25.11.1945 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılardan … …, … ve … …’ın, muristen kalan miras paylarını 7.4.1966 tarihli sözleşme ile vekil edenlerinin murisi …’e sattığını açıklayarak, dava konusu taşınmazlardaki davalı paylarının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, davalılardan … 10.3.2016 tarihli duruşmada, murisin taşınmazı satmadığını, davacılar murisine kullanması için hatır amaçlı olarak verdiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ve talep, miras payının devrine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılardan …’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde; “30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir. Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
On yıllık süre kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü niteliktedir ve olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin geçmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce göz önünde bulundurulur. Yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazların toplulaştırma sonucu oluştuğu ve toplulaştırmaya esas parsellerin kadastro tespitlerinin 1965 ve 1966’lı yıllarda yapıldığı anlaşılmakta olup, mahkeme tarafından az yukarıda açıklanan hak düşürücü süre ile ilgili herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, Kadastro Kanunu 12.maddesine istinaden, dava konusu miras payı devir sözleşmesinin taşınmazların kadastro tespitinden önce yapılıp yapılmadığı, kadastro tespitlerinin kesinleşme tarihleri ile dava tarihi arasında on yıllık süresinin geçip geçmediği hususlarında araştırma yapılarak, ondan sonra toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan … vekilinin temyiz itirazları (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan … vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.5.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.