Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4762 E. 2021/4605 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4762
KARAR NO : 2021/4605
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.10.2020 tarihli ve 2018/5802 Esas, 2020/5671 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 295, 1014, 1015 ve 1131 parsel sayılı taşınmazların, tarafların yakın murisi Süleyman Yıldız’dan miras olarak kaldığını, taşınmazları davalının kullandığını ve vekil edenlerine herhangi bir ödeme yapmadığını beyanla 50.000 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin 1975 yılından itibaren taşınmazlar üzerindeki ağaçları dikip yetiştirdiğini, masraflarını karşıladığını ve mahsulü aldığını, davacıların bu duruma bir itirazlarının olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 11.11.2013 tarihli ve 2013/11787 Esas, 2013/15530 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş, Dairenin 01.10.2020 tarihli ve 2018/5802 Esas, 2020/5671 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
Dava paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazlar tapuda taraflar adına kayıtlıdır. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Bu koşul dava şartı olması nedeniyle kendiliğinden gözetilir.
Ancak, bu kuralın birtakım istisnaları vardır ki bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın fındıklık, çayır gibi (kendiliğinden) doğal ürün veren ya da hukuksal semere getiren işletme, fabrika gibi yerlerden olması, ya da paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılmış bulunması halleridir.
Bu ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz. Sözü edilen davaların açılmış olması durumunda ise, o dava dilekçesinin davalı paydaşlara tebliğ edildiği tarihten sonrası için intifadan men koşulu gerçekleşmiş sayılır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların Halfeti Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/270 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığı anlaşıldığından, bahsi geçen davada dava dilekçesinin davalıya tebliği tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiş ve Dairenin 01.10.2020 tarihli ve 2018/5802 Esas, 2020/5671 Karar sayılı onama ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin açıklanan nedenlerle kabulüne; 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince, Dairenin 01.10.2020 tarihli ve 2018/5802 Esas, 2020/5671 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.