Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/477 E. 2020/2489 K. 12.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/477
KARAR NO : 2020/2489
KARAR TARİHİ : 12.03.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait iş yerinde haciz yapıldığını, iş yerine ait menkullerin haczedildiğini, müvekkilinin haciz yapılan adresteki iş yerini devir almadığını, iş yerini hiç bir eşya olmadan kiraladığını, haczedilen iş yerinin müvekkiline ait olduğunu, dosya borçlusu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulüne ve davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu … Grup … Şirketinin işyerine hacze gidildiğini, söz konusu malların borçlu firmaya ait olduğunu, borçlunun mal kaçırmak kastı içinde gayri resmi olarak malları davalıya devredilmiş gibi gösterdiğini davacının defter ve belgelerindeki mallar ile haczedilen mallar aynı olmayıp, defter ve belgelerindeki malların ancak davacının Çaycuma ilçesindeki işyerine ait mallar olduğunu belirterek, raporu kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılamada süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.10.2017 tarihli ve 2015/10353 E. 2017/12585 K. sayılı ilamı ile; davanın süresinde olduğu gerekçesiyle esasının incelenmesi için karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; HMK’nin 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Davacı üçüncü kişi dava dilekçesinde açıkça alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen hükümde tazminat hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmü düzenlenmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve talep sonucunda; 10 metre uzunluğunda (tahminen) Yılmaz soğutma markalı şarküteri reyonu, 9-10 metre uzunluğunda et reyonu dolabına ilişkin istihkak iddiasında bulunulmamış olmasına rağmen, gerekçe ve hükümde yukarıda belirtilen mahcuzlara ilişkin istihkak iddiasında bulunulduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne ve kabul-ret oranına göre, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Talepte bulunulan kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiğine göre davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin tamamının davalıdan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 249,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 706,13 TL’nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, peşin harcı istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.