YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/48
KARAR NO : 2020/1682
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tevliyete Ehil Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, … Vakfı’nın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş, davalılar vekililleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu vakfın yönetiminin dolu olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı temyizi üzerine hüküm Dairemizce 2017/5867-2018/12987 sayılı karar ile işin esasının incelenmesi gereği ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, davacı … tarafından dava konusu vakfın evladı olduğunun tespiti istemiyle açılan ve aynı mahkemece görülen 2012/246 esas sayılı davada davacının tevliyete ehil evlat olduğunun tespitine de karar verildiği, fakat temyiz üzerine talepten fazlasına hükmedildiğinden bahisle hükmün Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi tarafından 2014/8878-17453 sayılı karar ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle 2015/80-265 sayılı karar ile davacının vakıf evladı olduğunu tespitine karar verildiği ve kararın 27.11.2015 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının …Vakfı’nın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davacının dava konusu mülhak vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3. maddesine göre mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından yönetilen vakıflardır.
Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilebilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti mahkemeye, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 6. maddesi gereğince atama (tevcih) ise davalı idareye ait bir görevdir.
Davacı …’un, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/80-265 sayılı, 27.11.2015 kesinleşme tarihli kararı ile dava konusu vakfın evladı olduğunun tespitine karar verildiği anlaşıldığından vakfeden ile soybağı yöntemince ispatlanmıştır.
Tevliyete ilişkin vakfiyedeki düzenlemelerin incelenmesine gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu vakfın ilki 1132 H./1720 M. tarihli, sonuncusu ise 1186 H./1773 M. tarihli olmak üzere toplam on bir adet vakfiye ile zeyl vakfiyesinin bulunduğu, tevliyete dair hüküm bulunan Gurre-i Cemâziye’l-evvel 1132 H./10 Mart 1720 M. tarihli vakfiyede; “…vakf-ı mezkûrumun tevliyeti evvelâ kendime ve ba’de zâlik evlâdımın ve evlâd-ı evlâdımın ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdının batnen ba’de batnin ve fer’angıbbe asl erşedine meşruta olup…” şeklinde iken, 17 Şevval 1136 H./ 07 Eylül 1924 M.tarihli vakfiyede ise tevliyet ilk önce İsmail Efendi’ye şart kılınmış sonra erkek evladın aslahına, bulunmazsa kız evladın aslahına şart kılınmış iken vakfiyenin devamında bu şarttan dönülmüş ve; “…Vakf-ı mezbûre madem ki lâbis-i libâs-ı hayat oldım kendim mütevelli olup benden sonra evlâdımın ve evlâd-ı evlâdımın ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdımın batnen ba’de batnin zükûrunun aslah ve erşedi mütevelli olup aslah-ı zükûr bulunmaz ise aslah-ı evlâd-ı inâs mütevelli ola…” şeklinde düzenlenerek, tevliyet ilk önce batın şartı (ön kuşakta sağ vakıf evladı varsa sonraki kuşakta bulunan evladın hak sahibi olmaması kuralı) ile erkek evladın aslahına, erkek evladın aslahı bulunmaz ise kız evladın aslahına bırakıldığı, buna göre kız evlat yönünden batın şartının aranmadığı, vakfın mevcut mütevellisinin de kız evlattan olduğu; keza temyiz dilekçesine ekli, mevcut mütevelli …’ın oğlu … tarafından tevliyete ehil evlat olduğunun tespiti istemiyle açılan davada Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2018/45-2018/268 sayılı kabule ilişkin kararın, temyiz incelenmesi sonucunda Dairemizce 2018/1485-2018/19102 sayılı karar ile tevliyete ilişkin düzenlemede erkek evlat yönünden batın şartının varlığı ve ön batında sağ evlat bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının vakfın ilamlı kız evladı olduğu ve vakfiyede kız evlat için batın şartının aranmadığı dikkate alındığında, davanın kabulü sonuç itibariyle doğru olduğundan, yukarıda açıklanan gerekçeyle hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/son fıkrası gereğince hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 24.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.