YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/964
KARAR NO : 2020/6590
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2016/218 Esas, 2017/498 Karar sayılı kararıyla kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl dosyada davacı üçüncü kişi … İnşaat Yatırım Planlama San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl dosyada davacı üçüncü kişi … İnşaat Yatırım Planlama San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.10.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl dosyada davacı üçüncü kişi … İnş. Yatırım Planlama San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin Bayrampaşa eğitim tesislerinin yapımı için borçlu ile 24.02.2015 tarihinde sözleşme imzaladığını, borçlunun sözleşmeye istinaden menkul getirdiğini, ancak süresinde teslim edemeyeceği anlaşıldığından borçlu ile yapılan sözleşmenin 26.08.2015 tarihinde feshedildiğini ve borçludan menkullerin satın alındığını açıklayarak, davanın kabulü ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı üçüncü kişi … Yatırım İzleme ve Koordinatör Başkanlığı vekili, 21/01/2016 ve 15/02/2016 tarihinde haczedilen menkullerin mülkiyetinin İdareye ait olduğunu, hak edişlerinin ödendiğini belirterek, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davalı alacaklı vekili, müvekkili tarafından mal teslimi yapılmış olan borçlu şirketin adresinde menkul haczi yapıldığını, davanın süre yönünden de reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; mahcuzların bir kısmının mülkiyetinin asıl dosyada davacı üçüncü kişiye ait olduğu, bir kısmının ise hak edişi ödendiğinden birleşen dosyada davacı üçüncü kişiye ait olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyalarda davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl dosyada davacı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/2325 Karar sayılı kararı ile; gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı, süre tutum dilekçesinde de istinaf sebepleri ve gerekçelerinin bildirilmediği, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile davacı üçüncü kişinin istinaf başvurusun reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı asıl dosyada davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 342/3. maddesinde “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355’nci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.” Aynı Kanun’un 355. maddesinde ise “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı üçüncü kişi vekili tarafından 23.06.2017 tarihinde süre tutum dilekçesi verilmiş olup, davacı üçüncü kişi vekiline gerekçeli karar 13.10.2017 tarihinde tebliğ edilmiş 26.10.2017 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gerekçeli temyiz dilekçesi gönderilmiştir. Bu durumda, 10 günlük süre geçtikten sonra gerekçeli istinaf dilekçesinin verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacı üçüncü kişi tarafından süre tutum dilekçesinde gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz dilekçesi sunulacağı belirtilmiş, süre tutum dilekçesinin içeriğinde “bilirkişi raporuna itirazlarının ve taleplerinin bir bütün olarak dikkate alınmadığı ve değerlendirilmediği,” ibareleri yer almaktadır. Bu durumda, süre tutum dilekçesi içeriğinden, bilirkişi raporuna itiraz ve delillerin birlikte değerlendirilmesi hususunun istinaf sebebi olarak sayıldığı, bu haliyle istinaf sebebinin gösterildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin bu sebep çerçevesinde incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Asıl dosya da davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.