Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10049 E. 2021/9817 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10049
KARAR NO : 2021/9817
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı … ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarih ve 2020/2914 Esas, 2020/5905 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından ve katılma yoluyla diğer davalı … vekilince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1. Davalı … vekilinin katılma yoluyla başvurduğu karar düzeltme istemi yönünden yapılan incelemede; Mülga 1086 sayılı HMUK’un 442/II. maddesi uyarınca taraflardan biri süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunursa diğer taraf (karar düzeltme süresini geçirmiş olsa bile) karar düzeltme dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde vereceği ayrı bir dilekçe veya cevap lahiyasıyla karar düzletme isteminde bulunabilir. Buna katılma yoluyla karar düzeltme denir. Buna göre, anılan Kanun’un 442/II. maddesinde bahsedilen “diğer taraf” kavramının kapsamına, davacının karar düzeltme isteminde bulunması halinde “davalı”; davalının karar düzeltme isteminde bulunması halinde ise “davacının” gireceğinden kuşku bulunmamaktadır. (YHGK 15.10.2014 tarih 2014/1465 E.-2014/755 K.) Somut olayda ise, gerek Hazine, gerekse …, “davalı” konumunda bulunduğundan, davalı … vekilinin, katılma yoluyla karar düzeltme itirazında bulunması mümkün olmadığından isteminin reddine kara vermek gerekmiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre sair karar düzletme istekleri yerinde değildir. Ancak, 2/B niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan karar düzeltme istemine konu taşınmaz yönünden dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli Kanun’la değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun’un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda davalı Hazine, 2/B nitelikli taşınmazın kanuni ve kayden maliki olması nedeniyle taraf konumunda olup davanın açıkça reddini savunmadığına göre, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemez. Öte yandan Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan da muaftır. Ne var ki; gerekçeli karar incelendiğinde gerek Hazine, gerekse (lehine kullanım şerhi verilen) … “davalı” konumunda olup, mahkemece davanın açıklanan niteliğine, Hazine’nin açıkça davaya karşı çıkmamış olmasına ve Harçlar Yasası’nın anılan hükmüne ve davanın kabul edilmiş olmasına göre, davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalılardan yalnızca …’e yükletilmesi gerekirken, diğer davalı Hazine’yi de kapsayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni olup karar düzeltme istemi yerinde ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 4. bendinin 3. satırında yer alan “davalıdan” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı …’den” sözcüklerinin; yine hüküm fıkrasının 5. bendinin 2. satırında yer alan “davalıdan” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı …’den” sözcükleri’nin; ve yine hüküm fıkrasının 6. bendinin 2.satırında yer alan “davalıdan” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı …’den” sözcükleri’nin yazılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin karar düzeltme istenminin reddine; 2. bentte açıklanan nedenlerle ise davalı Hazine vekilinin karar düzeltme istemi kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile (kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/2914-5905 Esas-Karar sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına; yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden …’e iadesine, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.