YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10059
KARAR NO : 2021/9818
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın husumetten reddine ilişkin hükmün dahili davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarihli ve 2018/2598 Esas, 2021/6405 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olup, dahili davalı … … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, Yargıtay bozma ilamında özetle; “bir hakiki ya da hükmi şahsa dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesine ve hakkında hüküm kurulmasına yasal olanak olmadığı gibi, Mahkemece re’sen davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının da hukuken mümkün bulunmadığı belirtilerek, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın husumetten reddine karar verilmiş; hükmün, dahili davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2020 tarihli ve 2018/2598 Esas, 2021/6405 Karar sayılı ilamı ile, “Hükmü temyiz yetkisi, kural olarak davanın taraflarına ait olduğu, hükmü temyiz eden … …’in, Mahkemece re’sen davaya dâhil edilerek karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin kendisine taraf sıfatı kazandırmayacağı gibi, davanın tarafı olmayan lehine vekâlet ücretine de hükmedilemeyeceği açıklanarak, davanın gerçek tarafı olmaması ve mahkemece verilen kararla aleyhine bir hüküm oluşturulmaması nedeniyle, dahili davalı … … vekilinin hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, temyiz inceleme isteminin reddine” karar verilmiş ve dahili davalı … … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan sair karar düzeltme istemleri yerinde değildir. Ne var ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Davacı Hazine, ada parsel numarası bildirmeksizin askı ilan süresi içerisinde sadece Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle dava açmıştır. Mahallinde 2015 tarihinde yapılan keşif sonucu dava konusu edilen taşınmazın dava dışı … … adına tespit ve tescil edilen 130 ada 62 parsel numaralı taşınmaz olduğunun anlaşılması üzerine, mahkemenin 06.01.2015 tarihli müzekkeresi ile 130 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı dosya arasına getirtilmiş ve re’sen tespit maliki … … davaya dahil edilmiş ve bahse konu tutanağın itirazsız olarak 14.1.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Buna göre; somut olayda tamamlanacak bir idari işlemden bahsedilemeyeceği gibi, Mahkemece davanın husumetten (pasif dava ehliyeti yokluğundan) reddine karar verildiğine ve bu karara göre, tapu dairesince infaz edilecek bir karar verilmediğine göre; Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğundan reddine ve tutanak aslının tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının 2. bendinde “dava dosyasının idari işlerin tamamlanması için Beytüşşebap Tapu Sicil Müdürlüğüne iadesine” ve 5. bendinde “Keşif sonucu fen bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan 06.01.2015 hakim havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ve ekinde yer alan krokinin Kadastro Kanunu’nun 32/3. maddesi gereğince kararın eki sayılmasına, karara eklenmesine,” karar verilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olmasının isabetsiz olduğu ve dahili davalı … … vekilinin hükmü temyiz etmekte ve kararın düzeltilmesini talep etmekte hukuki yararı bulunduğu bu defaki incelemeden anlaşıldığından, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı … … vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Yargıtay (kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarihli ve 2018/2598 ve 2020/6405 Esas-Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına; yerel mahkeme hükmünün açıklanan 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 2. bendinin 1. satırında yer alan “kesinleştiğinde” kelimesinden sonra gelen “dava dosyasının idari işlemlerin tamamlanması için Beytüşşebap Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “kadastro tutanak aslının tapu müdürlüğüne iadesine” ibarelerinin yazılması ve 5. bendininde tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.