YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10962
KARAR NO : 2021/10656
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulün ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesinde 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen geçici 8. maddeye göre 2014 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, … Köyü çalışma alanında bulana 1120 parsel sayılı 157,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, üzerindeki binanın davalı …’a ait olduğu şerhi ile birlikte, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, yörede 2015 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarında ise, 7271 ada 38 parsel olarak 146,92 m² yüzölçümü ile Kadastro Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek tespit edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili, 1981 yılında yapılan arazi kadastrosunda tescil harici bırakılan taşınmazın ekli krokide belirtilen kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, bu kısımda yapılan çalışmaların ikinci kadastro niteliğinde olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki şerhin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, ” 11.03.2019 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide X ile gösterilen 15,07 m2′ lik alanın ilk tesis kadastrosuna göre parsel numarası olan (… ili, … ilçesi, … köyü) 1120 parselden çıkarılarak, bu alana yeni parsel numarası verilip Hazine adına Orman niteliği ile tespit ve tesciline, yenileme ile oluşan ilk tesis kadastrosunda farklılık alanı olan A ile gösterilen kısmın davalı parselinden çıkarılarak X ile işaret edilen alan dışında kalan kısmının davalı yenileme parselinden ayrılarak ormana terkine, yenileme parseli 7271 ada 38 parselin A ile gösterilen alandan kısmının tespit gibi tesciline…” karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacının davasının ıslah dilekçesi kapsamında kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi … mevki eski (3402 sayılı Yasa’nın geçici 8. maddesine göre düzenlenen) 1120 parsel, uygulama kadastrosu sonucu 7271 ada 38 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis ve uygulama kadastrosuna ilişkin kadastro tespit ve sınırlandırmalarının ayrı ayrı iptaline, buna göre; … ili … ilçesi … Mahallesi … mevki uygulama kadastrosu sonucu oluşan 7271 ada 38 parselin fen bilirkişi heyetinin 11.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde kroki ile raporundaki tespitler itibari ile A Harfi ile belirtilen 23,75 m2’lik kısmın parselden ifrazından sonra ilk tesis kadastrosundaki mülkiyete ilişkin tespitler ve uygulama kadastro tutanağının diğer hanelerindeki kayıt ve tespitler aynı kalmak üzere tarla vasfı ile Maliye Hazinesi adına 123,17 m2 olarak tapuya tesciline, … İli … İlçesi … Mahallesi … mevki uygulama kadastrosu sonucu oluşan 7271 ada 38 parselin fen bilirkişi raporu ekinde belirtilen ve kesinleşen orman tahdidi içinde kalan 23,75 m2’lik kısmın aynı adaya son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen geçici 8. madde gereğince yapılan kadastro tespiti ile uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Yörede 1980 yılında yapılan genel arazi kadastrosu, 6831 sayılı Kanun’a göre 1966 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında 1744 sayılı Kanun uyarınca yapılan ve 1990 yılında ise 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan aplikasyon çalışmaları bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.