YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11179
KARAR NO : 2021/11190
KARAR TARİHİ : 11.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı …, davalı …, müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “ davacı … mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile 2 ada 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün onanmasına; davacı … mirasçısı …, davalılardan … mirasçıları … , …, …’in 14 ada 1 ve 4 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden; Mahkemece yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazların başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların miras bırakan …’ten mi yoksa … mi kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, … kaldığının belirlenmesi halinde davacı … tarafından tapu iptal davası açıldığına göre, Kadastro Mahkemesinde muris muvazaasına dayalı davalarında görülebileceğinden muris … oğullarına yaptığı satışta muvazaa olup olmadığının tartışılması, muvazaa olmadığının anlaşılması halinde davacı …’in davasının reddedilmesinin düşünülmesi gereğine ve taşınmazların muris …’ten kaldığının belirlenmesi halinde, Naciye Çelik’in dava sonucu kendi adına aldığı ve taşınmazların tespitine esas alınan 16.6.1972 tarihli 22 ve 23 sayılı tescil tapu kayıtlarının muris …’in diğer mirasçılarını bağlamayacağından zilyetlik hükümlerine göre muris … mirasçıları adlarına tescili gerekmekte ise de aktarılan dava tarihinden ve tespit tarihinden önce 14 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 16.06.1972 tarihli ve 22 sayılı sicilden gelen tedavül tapularından kayden ya da tapu dışı olarak 3. kişilere pay satışının yapıldığına göre bu kişilerin Medeni Kanun’un 931 (yeni TMK’nin 1023) maddesinde öngörüldüğü üzere iyiniyetli olarak pay satın aldığının kabulü ile 14 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 2/24 pay sahibi mirasçı … payı ile 4 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi, taşınmazın … ait olduğu ancak oğullarına yaptığı satışın muvazaalı olduğu anlaşılması halinde de aynı şekilde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının ve ayrıca tutanağında yüzölçüm hanesi açık bırakılan 4 ada 1 parsel sayılı taşınmazın infazda tereddüt yaratacak şekilde yüzölçüm hanesinin doldurulmaksızın hakkında tescil hükmü kurulmasının isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda,; davacı … mirasçılarının davasının kabulüne, müdahil davacı … Mal Müdürlüğü’nün davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar … , … ve müdahil davacı … Mal Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nin 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Bu bağlamda, davada taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda; davalı …’nun 31.07.2012 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiği anlaşılmış olup, dosya içerisinde mirasçılık belgesine rastlanmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan davalı …’nun mirasçılık belgesi dosyaya kazandırılarak, tüm mirasçılarının taraf olarak davada yer almalarının sağlanması ve bundan sonra mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescil kararı verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar … , … ve müdahil davacı … Mal Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.