YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11190
KARAR NO : 2021/11363
KARAR TARİHİ : 17.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı …’nın davasının reddine, davacı Hazine’nin davasının ise kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili, davalı … vekili, davacı Hazine vekili, davacı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … mahallesi çalışma alanında bulunan 549 ve 572 parsel sayılı sırasıyla 220.000,00 ve 2.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildikten sonra ek tutanak ile … ve arkadaşları adına tespit edilmiş, 549 parsel sayılı taşınmazın tespitine …, …, …, … ile Hazine tarafından, 572 parsel sayılı taşınmazın tespitine ise … tarafından itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonunca, 549 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 230.100,00 metrekare olarak tashihi ile çifte tapu nedeni ile taşınmazların tutanağının Kadastro Mahkemesi’ne devrine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı …’nın davasının feragat nedeni ile reddine, davacı Hazine’nin davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının ise kısmen kabulüne, çekişmeli 572 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 549 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 171.351,95 metrekare yüzölçümündeki kısmının Hazine adına; 549 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 46.654,80 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise tespit tutanağının malik kısmında … adına olan 360 payın Hazine, diğer paylarının ise tespit tutanağının mülkiyet ve haklar bölümünde kadastro görevlilerince belirlenen ve belirtilen kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davalı … vekili, davacı Hazine vekili, davacı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı Hazine vekilinin tüm davacı … vekili, davacı … vekili, davalı … vekili ile davalı … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece, tespite esas olup, tarafların dayandıkları tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadıkları, 549 parsel sayılı taşınmazın hükme esas bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümünde kadastro tutanağına ekli 17.6.1985 tarihli tutanakta ismi gösterilen kişiler yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği, 549 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü ile 572 parsel sayılı taşınmazda ise şahıslar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca davacı … tarafından davadan feragat edilmesi nedeni ile gerçek kişi şahıslar adına tesciline karar verilen 549 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmında 17.6.1985 tarihli tutanakta belirlenen bu kişiye ait payın ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, tespite esas olup, tarafların dayandıkları tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadıkları, 549 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmında gerçek kişi taraflar yararına iktisap koşullarının gerçekleştiği, 549 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmı ile 572 parsel sayılı taşınmazda ise zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği doğru olarak belirlenmiştir.
Ne var ki; davacı …, çekişmeli 549 parsel sayılı taşınmaza komşu olup 3/4 payı adına tespit edilen 916 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 10.100 m2 kısmının 549 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek bu kısmın taşınmazdan ifraz edilerek 916 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi istemiyle dava açmış olup, şu halde; isteğinin 549 parsel sayılı taşınmazın iddiasına konu kısmında 17.6.1985 tarihli tutanakta belirlenen payından daha fazlasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bir diğer ifade ile, davacının talebi yerinde görüldüğünde 549 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 916 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilecek olup, bu durumda davacının, sözü edilen kısımdaki payı 17.6.1985 tarihli tutanakta belirlenen payından fazla olacaktır. Dolayısı ile davacı …’nın feragatinin 549 parselde 17.6.1985 tarihli tutanakla belirlenen payından, bir diğer ifade ile 549 parsel sayılı taşınmazdaki hakkından feragat olarak yorumlanması mümkün değildir. Bu bakımdan, davacının feragatinin yanılgılı değerlendirilerek, taşınmazdaki payının Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli 549 parsel sayılı taşınmazın 30.1.1989 tarihli komisyon kararı ile komşu 916 parsel sayılı taşınmaz ile ara sınırında değişiklik yapılarak yüz ölçümü artırıldığına göre, komisyon kararı ile oluşturulan harita göz önünde bulundurulup, buna göre tescil kararı verilmesi gerekirken, tesis paftası esas alınarak hüküm tesis edilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekili, davalı … vekili, davacı … vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin tüm davacı … vekili, davacı … vekili, davalı … vekili ile davalı … vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve davacı ve davalılardan peşin alınan harçların ayrı ayrı iadesine 17.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.