Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11530 E. 2021/10853 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11530
KARAR NO : 2021/10853
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 211 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 11.020.00, 11.971,00 ve 30.604,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeni ile 1/2 payları oranında … çocukları … ve … adına; … Köyü çalışma alanında bulunan 234 ada 12 parsel sayılı 21.514,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ayrı tapu kaydı nedeni ile … oğlu … ile … oğlu …, … çocukları … ve … adlarına tespit edildikten sonra, Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davasına konu olduklarından söz edilerek malik hanelerinin açık bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı … ve müşterekleri tarafından, davalılar aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali – tescil ve meni müdahale davası da, davaya konu olduğu belirtilen 211 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve ayrıca … tarafından, 211 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, tapu kaydı, taksim, pay satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan dava dosyası da eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile sözü edilen dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 211 ada 7 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … oğlu …’ın bir kısım mirasçıları … ve müşterekleri adına, 211 ada 8 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … …’ın bir kısım mirasçıları … ve müşterekleri adına, 211 ada 9 parsel sayılı taşınmazın … oğlu …’ın bir kısım mirasçıları … ve müşterekleri adına ve çekişmeli 234 ada 12 parsel sayılı taşınmazın imar sonucu oluşan durumu esas alınarak 234 ada 12, 469 ada 1, 470 ada 1, 8, 472 ada 1, 2, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların … oğlu …’in bir kısım mirasçıları Abdülkadir Işırlar ve müşterekleri adına, 470 ada 2 ve 7 parsel sayılı taşınmazların … oğlu … ve … oğlu …’in bir kısım mirasçıları … ve müşterekleri adına ve 469 ada 2, 470 ada 3, 4, 5, 6, 471 ada 1, 2, 3, 4, 472 ada 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların ise … oğlu …’in bir kısım mirasçıları … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı … … ile davalı … vekilinin 211 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Çekişmeli 234 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı … vekilinin tüm ve davacı …’ ın ise aşağı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Mahkemece, çekişmeli taşınmazın gerçek kişi tarafların murisleri … ve … adına kayıtlı T. Evvel 1314 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı, taşınmaz fiilen iki parçaya bölünmüş halde kullanılmakta olup, taşınmazın doğu kısmının … mirasçılarının, batı kısmının ise … mirasçılarının zilyetliğinde olduğu, bu kullanım durumunun çok eskiye dayanmakta olup, insan ömrünü aşar şekilde devam ettiği, dolayısı ile kök muris … ve … arasında taksim olgusunun sübut bulduğu, taşınmazın doğu kısmına … mirasçılarının uhdesindeki, batı kısmına ise … mirasçılarının uhdesindeki 1946 tarihli vergi kayıtlarının uymasının anlaşılması ile de bu hususların desteklendiği, ayrıca davacının dayandığı ve … mirasçıları uhdesinde kalan kısma uyan 04.06.1959 tarihli senede tapulu taşınmazlarda harici satışın mümkün olmadığı, öte yandan zilyetlik devri de bulunmadığından itibar edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların gerçek kişi tarafların kök murislerine ait tapu kaydının kapsamında kaldığı ve tarafların dip murisleri arasında taksim edilip, taşınmazın bir bölümünün … mirasçıları bir bölümünün ise … mirasçıları uhdesine bırakıldığı hususu doğru olarak belirlenmiştir. Ne var ki, Mahkemenin davacı yanın dayandığı 04.06.1959 tarihli senede, tapulu taşınmazın harici devrinin mümkün bulunmadığı ve zilyetlik devri de bulunmadığından itibar edilmediği şeklindeki gerekçesi isabetli değildir. Şöyle ki, tapulu taşınmazların 3402 Sayılı Kanun’un 13/B-b maddesindeki koşullarının gerçekleşmesi halinde harici yolla devri mümkündür. Kural olarak satın alanın mülkiyeti kazanabilmesi için tapu dışı satışı ispatlaması yanında 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesi gereğince harici satış tarihi ile kadastro tespitinin yapıldığı tarih arasında en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunması zorunludur.
Ayrıca, tarafların miras bırakanı …, Medeni Kanun’un yürürlük tarihinden evvel öldüğüne göre, terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve 3. kişiye yapılan pay devrinin de mümkün olduğu şüphesizdir. Öte yandan, senet alıcısı ile satıcısı eş olduklarına göre, zilyetliğin de kısa elden teslim ile senet alıcısına geçtiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, gerektiğinde kapsamı net olarak belirlenmek suretiyle davacının dayandığı senet belirtilen ilkeler çerçevesinde tartışılıp değerlendirilmeli, kök murisler … ve … arasındaki taksim hususu sübut bulduğuna göre, 234 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan imar sonucu ifrazen oluşan ve … mirasçıları adına tescile karar verilen 234 ada 12, 469 ada 1, 470 ada 1, 8, 472 ada 1, 2, 9, 10 parseller ile 1/2 payının … mirasçıları adına tesciline karar verilen 470 ada 2 ve 7 parsellerdeki senet satıcısı … …’ın …’den olma mirasçılarının payı ile sınırlı değerlendirme yapılması gerektiği de göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … …’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) ve (2-a) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle 211 ada 7, 8 ve 9 parsellere yönelik tarafların tüm, 234 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik ise davalı … vekilinin tüm davacı … …’ın ise sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.