YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11540
KARAR NO : 2021/9793
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve çekişmeli taşınmazların tutanaklarının malik hanelerinin açık bırakılmasının nedeni olan dava sonucunda taşınmazların Hazine adına tesciline yönelik olarak verilen kararın, anılan dosyada taraf olan eldeki dosyanın davacıları ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 6.11.2008 tarih ve 2008/9152-11635, 6.11.2008 tarih ve 2008/ 9164-11639, 5.11.2009 tarih ve 2009/6500-9670, 5.11.2009 tarih ve 2009/6498-9666, 6.10.2009 tarih ve 2009/6522-8026, 6.10.2009 tarih ve 2009/6515-8022 ve 21.6.2010 tarih ve 2010/5126-9308 sayılı ilamlarıyla, davacıların mülkiyete ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek Hazinenin temyizi üzerine bedel yönünden hükmün bozulmasına karar verildiğine göre, mülkiyetin Hazine adına tesciline ilişkin olarak Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu açıklanarak, Kadastro Mahkemesince bu husus gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken usuli müktesep hakka aykırı düşecek şekilde eldeki dosyada yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 154 ada 144, 156, 182, 188, 198, 199 ve 201 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kamulaştırılmalarından önce hak sahipliğinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı … ve müştereklerine ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlarda kamulaştırma tarihine kadar davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda tutanak aslının dosyada bulunması zorunlu olduğu halde, tutanak asılları getirtilip, dosyada muhafaza edilmediği gibi, taşınmazların malik hanelerinin açık bırakılmasına esas dava dosyaları da getirtilmeksizin yargılamaya devam edildiği anlaşılmakta olup, bu şekilde yargılamaya devam edilmesi olanaklı değildir. Diğer taraftan, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar, taşınmaz üzerinde davacı yanın zilyetliğini doğrulamakla beraber, keşif tutanağı içeriğine göre, taşınmazların su altında bulundukları gözlemlenmesine rağmen, uyuşmazlığın çözümünde uydu ve hava fotoğraflarından yararlanılmamış, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının asılları ile taşınmazların Kadastro Mahkemesine devrine esas olan dava dosyaları celbedilmeli, ayrıca çekişmeli taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden (taşınmazlarda bu tarihten önce su tutulmaya başlanmış ise bu tarihten) 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, diğer yandan DSİ Bölge Müdürlüğünden, gölet için hangi tarihte su tutulmaya başlandığı, nizalı yerlerin hangi tarihte sular altında kaldığı, taşınmazların gölet suları altında kalmadan önce film ve fotoğraflarının çekilip çekilmediği sorulmalı, varsa bu belgelerde temin edilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye uydu fotoğrafları ile yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde zilyetlik mevcut ise bu zilyetliğin başlangıcını, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, sunulan raporda çekişmeli taşınmazların uydu fotoğrafları üzerindeki konumunun gösterilmesi istenilmeli ve bundan sonra davacılar yararına iktisap koşullarının bulunup bulunmadığı tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…