YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11547
KARAR NO : 2021/13153
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili ile davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ili … ilçe … Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 32, 110 ada 53, 114 ada 15, 16 ve 133 ada 24 parsel sayılı muhtelif yüz ölçümdeki taşınmazlardan, 106 ada 32 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı ve harici devir nedeni ile …, 110 ada 53 parsel sayılı taşınmaz satın alma, hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile …, 114 ada 15 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, hibe, satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile … ve …, 114 ada 16 parsel sayılı taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile … ve … ve 133 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile … ve … adlarına tespit edilmiştir.
Davacı …, çekişmeli taşınmazlardan 106 ada 32, 110 ada 53, 114 ada 15, 16 ve 133 ada 24 parsel sayılı taşınmazların kadimden beri mera olup, köy halkının kullanımında olduğunu, 133 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ise köy taziye evine ait arsa olduğunu ileri sürerek; davacı … ise, çekişmeli 114 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak zilyetlikle kazanım koşullarının davalılar yararına gerçekleşmediğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 106 ada 32 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı taraf yararına irsen intikal yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği, ayrıca tespite esas olup, davalı tarafın dayandığı 07.03.1966 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı yanın dayandığı Hamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/58 Esas, 1966/31 Karar sayılı kararının 8. bendinde belirtilen sınırların dava konusu yere uyduğu; 110 ada 53 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı taraf yararına irsen intikal yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği, ayrıca 20.12.1965 tarihli ve 10 sıra numaralı kaydın taşınmaza uyduğu; 114 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı taraf yararına Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği, ayrıca tespite esas olup, davalı tarafın dayandığı 11.07.1966 tarihli ve 57 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı yanın dayandığı Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/341 Esas, 2004/467 Karar, 2005/200 Esas, 2005/736 Karar sayılı ilamlarına ilişkin krokilerin dava konusu yere uyduğu; 114 ada 16 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı taraf yararına irsen intikal yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği, ayrıca davalı tarafın dayandığı 20.12.1965 tarihli ve 8 sıra numaralı kaydın taşınmaza uyduğu, 133 ada 24 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davalı taraf yararına irsen intikal yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği, ayrıca tespite esas olup, davalı tarafın dayandığı tespite esas 19.04.1960 tarihli ve 28 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu yere uyduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; taşınmazların tespitlerine esas tapu kayıtlarının açıkta pay kalmayacak şekilde tüm tedavülleri ile davalı tarafın dayandığı dava dosyaları celbedilmediği gibi, kayıt uygulamasının denetlenebilmesi bakımından zorunlu olduğu halde çekişmeli taşınmazlara komşu ve yakın komşu durumundaki taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı belgeler getirtilip bu belgelerden yararlanılmamış, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarındaki miktar farklılıkları üzerinde durulmamış, diğer taraftan çekişmeli taşınmazların mera olduğu ileri sürülerek dava açıldığı halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda komşu köyler halkından mahalli bilirkişi dinlenilmeksizin karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, tespite esas tapu kayıtları ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının açıkta pay kalmayacak şekilde tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile çekişmeli taşınmazlara komşu ve yakın komşu durumundaki parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları, hükmen ya da ihdasen oluşan tapu kayıtları bulunmakta ise oluşumlarına ilişin ilam, belge ve haritalar, başka davanın konusu olanlar bulunmakta ise ilgili dava dosyaları getirtilmeli, ayrıca davalı tarafın dayandığı gerek hüküm yerinde belirtilen gerekse de bilirkişi raporunda sözü edilen Hamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/58 Esas, 1966/31 Karar sayılı dava dosyası celbedilmeli, öte yandan çekişmeli taşınmazlara ilişkin en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15 – 20 – 25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, ayrıca davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının revizyon durumu araştırılmalı, revizyon gördüğü taşınmaz ya da taşınmazlar bulunması halinde bu taşınmazların tespit tutanakları da getirtilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, çekişmeli taşınmazların bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmalı ve bu keşifte, her bir taşınmaz başında davalı tarafın dayanağı tapu kayıtları ile mahkeme kararları tek tek yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile uygulanmalı, fen bilirkişisinden yörede Toprak Tevzi çalışması da bulunduğundan tevzii haritası ile varsa davalının dayandığı tapu kayıtlarının haritası, mahkeme kararlarının krokileri ile kadastro paftası haritasının ölçekleri eşitlenerek ve zemine çakıştırılarak uygulanmasını ve buna göre kayıtların kapsamlarını gösterir şekilde krokili rapor alınmalı, kayıtların haritasının fenni sıhhatte uygun olmaması halinde ise sınırları itibariyle uygulanarak, tek tek kapsamları kroki de gösterilmeli, söz konusu tapu kayıtlarının kısmen veya tamamen çekişmeli taşınmazları kapsamadığının anlaşılması halinde ise, ihtilafın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tanıklar ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye yukarıda sözü edilen tarihlere ilişkin hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığını, komşu parsellerle arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar- ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir; ziraat bilirkişinden, taşınmazların eğimi, toprak yapısı ve zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olup olmadıkları konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların değişik yönlerden fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli; tapu kayıtlarının krokisi bulunması ve krokiye kapsam tayin edilebilmesi halinde tapu kaydına haritasının kapsamı ile değer verileceği, tapu kaydının krokisinin bulunmaması ya da uygulanabilir olmaması halinde ise sınırlarına itibar edileceği ve bu durumda gayri sabit sınırlı tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu gibi hususlar göz önünde bulundurulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … vekili ile davacı … temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.