YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11685
KARAR NO : 2021/12577
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/4390 Esas, 2021/3333 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1963 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında davalı Hazine, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, 27.01.2017 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinde (A), (B), (C), (D), (D1), (E), (E1), (S1), (S2) harfleri ile gösterilen kısımların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/4393 Esas, 2021/3333 Karar sayılı ilamı ile onanmış olup, davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava, TMK’nin 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici-8. maddesine göre yapılan kadastro çalışması sırasında, tescil davasına konu olan taşınmazların 122 ada 140, 141, 147, 161 ada 34, 41 ve 237 ada 1 parsel sayısı altında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini belirtmiş ve UYAP sisteminde tapu bilgisi sorgulama ekranı üzerinde yapılan araştırmada ise söz konusu taşınmazların 14.08.2020 tarihli (onama kararı öncesinde) tesis kadastrosu sonucunda tarla vasfıyla Hazine adına tescil edildiği ve beyanlar hanesine davacı lehine muhdesat şerhi verildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, 122 ada 140, 141, 147, 161 ada 34, 41 ve 237 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve krokisi getirtilip, teknik bilirkişiden, koordinatlı kroki ile çakıştırılarak hazırlanmış rapor alınıp tescil davasına konu çekişmeli taşınmazların kadastro tespiti yapılan taşınmaz sınırları içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlendikten sonra, haklarında kadastro tutanağı düzenlenmiş taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince esasen malik hanelerinin açık olduğu kabul edilerek, aynı Kanun’un 27. maddesi gereğince görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu nazara alınmak suretiyle, davanın görev yönünden reddine, hakkında tutanak düzenlenmemiş taşınmazlar yönünden ise davanın esasına ilişkin karar verilmelidir. Yerel Mahkeme kararının, temyiz incelemesi sırasında bu sebeple bozulması gerektiği halde, sehven onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönü ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/4393 Esas, 2021/3333 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.